YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18456
KARAR NO : 2015/15397
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ : İMAMOĞLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/05/2014
NUMARASI : 2013/154-2014/149
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı Atila yönünden reddine, Necmettin yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı T.. T.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı elektrik dağıtım şirketi vekili dava dilekçesinde; davalılardan Necmettin’in müvekkili şirketin tarımsal sulama abonesi olduğunu, abonenin tükettiği elektrik bedellerini ödemediğini, 07.09.2009 tarihinde borcunun taksitlere bölünmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili ile davalılar arasında taksitlendirme protokolü imzalandığını, davalı Atila’nın, taksitlendirme protokolünü, abone Necmettin’in kefili sıfatıyla imzaladığını, davalıların takside bağlanan borcu ödemeleri üzerine, müvekkili şirketin alacağın tahsili için davalılar hakkında icra takibi başlattığını, itirazla takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden A.. D..’ın, dava konusu borçla hiç bir ilgisinin bulunmadığını, davalı N.. D..’ın borcunun fahiş rakamlara çıkartılarak icra takibine konu edildiğini savunarak; davanın reddi ile davalı Atila adına yapılan kötüniyetli icra takibi nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; aboneliğe ilişkin belge ve protokollerde davalı Atila’nın imzasının bulunmadığı gerekçesiyle davalı A.. D.. hakkında açılan davanın reddine, davalı N.. D.. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile takibin 40.759,80 TL asıl alacak, 34.065,03 TL gecikme zammı, 6.131,71 TL kdv bedeli üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı olarak açılmış itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İcra inkar tazminatının kanuna konuluş amacı borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olan borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine borcunu inkar etmesini önlemektedir.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun kendi başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; davacı ile davalılardan N.. D.. arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, davalı Necmettin’in fatura borçlarını ödemediği, 07.09.2009 tarihinde davacı şirkete başvuran abonenin, mevcut borçlarını 5917 sayılı yasanın geçici 2. maddesi gereğince 11 eşit taksitle ödemek istediğini beyan ettiği, aynı gün taraflar arasında taksitlendirme protokolü imzalandığı, bu protokolle davalı Necmettin’in gecikme cezası dahil tüm borcunun belirlendiği ve toplam 75.755,00 TL’lik borcun 6.729,70 TL’lik kısmının peşin, kalanının 3 aylık periyotla 6.275,01 TL’lik eşit 11 taksit şeklinde ödeme planı hazırlanarak imza altına alındığı, davalı Necmettin’in, peşin ödemesi gereken tutarı ve ilk taksidi ödediği, bakiye 10 taksidi ödemediği, bunun üzerine davacı tarafın, icra takibi başlattığı, borçlu vekilinin ödeme emrine itiraz dilekçesinde, müvekkilinin alacaklı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını beyan ettiği ve bunun üzerine davacı şirketin eldeki itirazın iptali davasını açtığı, takibe konu alacağın likit olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; yasal koşulları bulunduğu halde, davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün “B” bendinin 1. fıkrasında yer alan “İmamoğlu İcra Müdürlüğü’nün 2013/202 Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak miktarı olan 40.759,80 TL bakımından itirazın iptaline ve takibin 40.759,80 TL asıl alacak üzerinden devamına,” ifadesinden sonra gelmek üzere “asıl alacağın % 20’si oranındaki (8.151,96 TL) icra inkar tazminatının davalı N.. D..’tan alınarak, davacıya verilmesine” cümlesi eklemek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2015 günü oybirliği ile karar verilmiştir.