YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19241
KARAR NO : 2015/15520
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(HAKEM SIFATIYLA)
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2007/5-2013/655
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; İzmir ili,………. ilçesi, ……….. Köyü ,……… mevkiinde bulunan ….. pafta, ………parsel sayılı taşınmazın ……….. Köy Tüzel Kişiliği adına yapılan tespitine, Hazine tarafından itiraz edildiğini, Tapulama Komisyonun 28/04/1972 tarihli kararı ile taşınmazın Maliye Hâzinesi adına tesciline karar verildiğini,Köy tüzel Kişiliği tarafından Çeşme Tapulama Mahkemesi’ne dava açılarak, Çeşme Tapulama Mahkemesi’nin 28.04.1972 tarih,1972/28 E. ve 1974/58 K. sayılı kararla, nizalı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği; ancak, söz konusu taşınmazın ………. Belediye Encümeninin 30/04/1986 tarih ve 218 sayılı kararı ile konut alanı içinde kalması nedenine dayanılarak, davalı Belediye tarafından 3194 sayılı İmar Kanuna göre senetsizden 2207 parsel sayısı ile ………. Belediyesi adına idari yoldan tescil yapıldığı, daha sonra imar uygulaması yapılarak çeşitli imar ada ve parsellere ayrıldığı, parsellerden bir kısmının Belediye uhdesinde kaldığı, bir kısmının ise belediye tarafından üçüncü kişilere devredildiğini; dava konusu taşınmazın, hâzinenin tapulu malı olmayıp, mahkeme kararıyla tescil harici bırakılan “Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olabilecek hale getirildiğinde belediye adına değil, hazine adına tapu düzenlenmesi gerektiğini; bu nedenle, ……….. ilçesi, ………….. köyü ………… mevkiinde bulunan ………pafta, ………. parsel sayılı taşınmazın ………. Belediyesi adına ………. parsel sayısı ile tescil edilip imar görmesi nedeni ile oluşan ve üçüncü şahıslara devredilen taşınmazlar için, şimdilik 165.710 .90 TL’nin devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ……….. Belediye Başkanlığı vekili; söz konusu taşınmazların idari işlem ile belediye adına tescil edildiğini ve davacı tarafın bu idari işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açmadığını, Ç.. M..nün, söz konusu taşınmazlar hakkında meni müdahale tesbit ve tescil istemli dava açtığı, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/129 E. 1994/376 K. Sayılı ilamı ile mahkemenin 14/12/1994 tarihinde, davalı belediye imar planı içinde kalan konut alanı olarak gözüken kadastro harici bırakılan dava konusu taşınmazı yasanın verdiği yetkiye ve öngördüğü usule uygun şekilde gerekli idari işlemleri yapmak suretiyle, taşınmazı tescil ettirdiğini, idarenin işleminin yasalara aykırılık nedeniyle iptalinin idari yargının görevi alanında olduğu belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın 12/09/1995 tarihinde Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 95/7888 E.11428 K. ile kesinleştiğini, Ç.. M..’nün yine söz konusu taşınmazların tapusunun iptali ile müdahalenin meni için açtığı davanın da ,Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 93/95 Esas 95/333 karar sayılı ilamı ile hazinenin dava açma yetkisinin bulunmadığı belirtilerek reddedildiğini, bu kararın da Yargıtay l. Hukuk Dairesi’nin 14.05.1996 tarih, 96/4716 Esas ve 5712 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ,dava konusu taşınmazların 3.şahıslara devredildiği ve söz konusu taşınmazların devir tarihleri incelendiğinde 10 yıllık sürenin geçtiği bu nedenle davanın zamanaşımı bakımından reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı tarafın işleminin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmediği, imar uygulamasının halen geçerli olduğu, bu nedenle davacı idarenin davalıdan üçünçü kişilere devrettiği taşınmazların bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3533 Sayılı Kanunun 1.maddesinde “umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete, belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilafların tahkim yolu ile çözümleneceği” belirtilmiştir.
3533 Sayılı Kanunun 6.maddesinde “hakemler tarafından verilecek kararların kat ‘i olup, tescile tabi olmadığı ve aleyhine hiç bir makam ve mahkemeye müracaat edilemeyeceği ancak dördüncü maddede yazılı hakem tarafından verilmiş olan karara karşı yeniden tedkiki icab ettirecek haklı sebeblerin mevcudiyeti halinde kararın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde kararı veren hakeme itiraz olunabileği”belirtilmiştir.
Somut olayda; Ç.. M.. ve ……… Belediye Başkanlığı arasında görülmekte olan dava, mahkemece, 3533 sayılı yasa gereği, hakem usulü ile görülüp karara bağlanmıştır.
Bu nedenle temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.