Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/20215 E. 2015/15710 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20215
KARAR NO : 2015/15710
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ : VAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2014/135-2014/243

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili olan davacı şirketin ticarethane abonesi olduğu, davalının kayıp kaçak bedeli adı altında davacı adına tahakkuk yaptığını; ancak, bu ödemenin haksız olduğunu beyan ederek, şimdilik 3000 TL alacağın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı tarafın temyizi üzerine; Dairemizin, 04/03/2014 gün ve 2013/18987 Esas, 2014/3311 Karar sayılı ilâmı ile “Davalı elektrik dağıtım şirketinin davacıdan kayıp-kaçak ve diğer bedelleri tahsil etmekte yasal hakkının olduğu” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilâmına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uzun yıllardan beri Yargıtay’ın kökleşmiş sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir. Bu hukukî kuralın ancak iki istisnası bulunmaktadır. Bunlardan biri, mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulduktan sonra görülmekte olan davaya uygulama imkânı olan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararının çıkması, diğeri de 04/02/1989 gün ve 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirlendiği üzere hükmüne uyulan bozma kararından sonra görevle ilgili yeni bir yasal düzenlemenin getirilmiş olmasıdır.
Her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/05/2014 tarih, 2013/7-2454 Esas-2014/679 Karar sayılı ilâmı ile; abonelerden kayıp-kaçak bedeli tahsili uygulamasının yasaya ve temel tüketici haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle kayıp-kaçak bedelinin abonelerden tahsil edilemeyeceğine karar verilmiş ise de; az yukarıda belirtildiği üzere, bu durum, Dairemizin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usulü kazanılmış hakkın sonuç doğurmayacağı bir hâlde değildir.
SONUÇ: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.50 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.10.2015 günü oybirliğiyle karar verildi.