Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/20951 E. 2015/16950 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20951
KARAR NO : 2015/16950
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/436-2014/762

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı K.. Ç.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalı Kenan’ın davacının boşandığı eşi, davalı Selettin ‘in ise davalı Kenan’ın babası olduğunu, her iki davalının taraflar evlenmeden önce 24/07/2007 tarihli mehir senedini imzaladıklarını, mehir senedinde yazılı olan ve evlilik nedeni ile davacıya verilmesi gereken ziynetlerin davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek; ziynetlerin bedeli olan 25.000.00 TL nin yasal faizi ile müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının davalı S.. Ç.. yönünden açtığı davanın ayrılmasına, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine; davalı K.. Ç.. yönünden taleple bağlı olarak davanın kısmen kabulüne, 8 adet burma bilezik bedeli 25.900 TL den, taleple bağlı olarak 25.000 TL nin dava tarihi olan 02.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kenan’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Kenan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aile mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerine dair kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2.kitabı ile (3 kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun yürürlüğü ve uygulanış şekli hakkında kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinde görülür.
Usul kuralları (görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmamaktadır. Bu nedenle, görev hususunun mahkemenin her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) nazara alınması gerekir. (HGK. nun 29.3.1995 gün ve 1994/14 – 855 E, 1995/242 K. sayılı ilamı; Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001 Baskı, Cilt 5, sayfa 4786-4791 vd.)
Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya evlilik nedeni ile hediye edilecek ziynetleri gösteren ve her iki davalının birlikte imzaladıkları mehir senedinde gösterilen ziynetlerin bedelinin davalı eski koca ve eski kayınpederden tahsili istemine ilişkindir. Bu talep kişisel malların iadesi kapsamındadır.Karı koca arasındaki kişisel malların iadesi Türk Medeni Kanunun 226. maddesinde düzenlenmiş olup, davanın bu madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
Eldeki davada iki davalı bulunmakta olup, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, oğlu ile birlikte mehir senedini imzalayarak davacıya mehir senedinde yazılan ziynetleri teslim edeceğini taahhüt eden davalı Selettin yönünden de davacının söz konusu talebinin açık bir biçimde Aile Mahkemesinin görevine girdiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatım ile, davalı Selettin ‘in mehir senedini imzalayarak ziynetlerin teslimini taahhüt etmesi oğlu olan diğer davalı Kenan’ın taahhüdünden bağımsız olmadığından davacının bu davalı hakkındaki talebi yönünden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece; davanın, davalı eski koca ile davalı eski kayınpederin birlikte imzaladıkları mehir senedinden kaynaklanması karşısında davalı Selettin yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.