YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21260
KARAR NO : 2015/8591
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2014
NUMARASI : 2013/1087-2014/652
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı ile gayriresmi birlikteliklerinden ikiz çocukları bulunduğu, 3 ay evvel davalının kendilerini terkettiğini ileri sürerek, 3 çocuk için 350’şer TL nafakaya hükmedilmesi ve her yıl enflasyona göre artırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile tarafların ortak çocukları için 350’şer TL den toplam 700 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşme tarihinden itibaren davalıdan alınarak velayeten davacıya verilmesine, mahkemece daha önce ortak çocuklar için hükmedilen aylık 250’şer TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına, nafakanın çocuklar reşit oluncaya kadar devamına, nafakanın her yıl Ocak ayında bir önceki yılın devlet tarafından belirlenmiş olan enflasyon oranında arttırılmasına hükmedilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahiyeti itibariyle istenilen nafaka iştirak nafakasıdır. Nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili davası niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. (28.11.1956 gün, 15 Esas-15 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).
Buna göre, nafakaya dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kararın kesinleştiği tarihten itibaren hükmedilmesi doğru değil ise de, temyiz edenin aleyhine olacağından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
./..
Ancak, hükmedilen nafaka iştirak nafakası olduğu halde tedbir nafakası denilmesi ve yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gözönünde bulundurularak “ÜFE “ oranında artışına hükmedilmesi gerekirken, “enflasyon “ oranında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve hakimin takdir yetkisi kapsamında kalmadığından HUMK 438/7, C-2 hükmü ile 6100 sayılı HMK’nun 370/2 ek 3/1 maddeleri gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Bu itibarla hükmün 1. paragrafında yer alan “tedbir “ kelimelerinin silinerek yerine “iştirak “ kelimelerinin yazılmasına, yine aynı paragrafta yer alan ” …. bir önceki yılın devlet tarafından belirlenmiş resmi enflasyon” ifadeleri silinerek yerine “TÜİK’in yayınladığı ÜFE” ifadeleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.