Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/2760 E. 2014/5376 K. 03.04.2014 T.
Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 20:18
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2760
KARAR NO : 2014/5376
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. SULH HUKUK MAHKEMESİ
(ÜMRANİYE 2.S.H.M.)
TARİHİ : 24/05/2012
NUMARASI : 2005/1361-2012/570
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, 09/09/1997, 29/07/1999, 12/08/2000 tarihlerinde tutulan kaçak elektrik tespit tutanakları ile davalının işyerinde abonesiz kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedellerinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek, itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tutanaklarına konu olan kaçak elektrik kullanımının davalı tarafından yapılmadığı, davalı tarafından davacı kurumca tutulan kaçak tespit tutanaklarına konu borca ilişkin davacı kuruma kısmi ödeme taahhüdünde bulunulduğu, taahhütte bulunulan kısım yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 102,06 TL asıl alacak ve 511,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 613,31 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1086 sayılı HUMK'nun 295/1 maddesinde, mahkeme ilamlariyle katibiadillerce re'sen tanzim olunan senetlerin sahteliği ve salahiyattar memurların salahiyetleri dahilinde usulüne tevfikan tanzim veya tasdik ettikleri vesikaların hilafı ispat olununcaya kadar delili kati teşkil edeceği açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 204/2.maddesinde ise, yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı elemanlarınca yapılan kontroller sırasında, davalının kaçak elektrik kullandığı saptanarak kaçak elektrik tutanakları düzenlenmiştir. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlen 30.7.2010 tarihli raporda, davalının eyleminin kaçak elektrik kullanma olarak tanımlandığı açıklanarak, tutanak tarihlerindeki yönetmelik hükümlerine göre, kaçak elektrik bedeli ile 3095 sayılı kanun dikkate alınarak işlemiş faiz miktarı hesaplanmıştır. Mahkemece alınan ek raporda ise, davalının kısmi ödeme taahhüdü dikkate alınarak hesaplama yapılmış, mahkemece bu ek rapor benimsenerek hükme esas alınmıştır. Dosya içerisinde bulunan kaçak elektrik tutanaklarında, davalı tarafın kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir. Kaçak tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Davalı taraf, tutanağın aksini ispat edememiştir. Tutanak düzenleyicileri tarafından da doğrulanan tutanak içerikleri ile davalının kaçak elektrik kullandığı kesin bir biçimde saptandığından, davalının kaçak elekrtik kullanılmadığı yönündeki beyanına itibar edilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece davalının kaçak elektrik kullandığının kabul edilmesi, tutanak tarihlerindeki yönetmelik hükümleri ile 3095 sayılı kanuna göre kaçak elektrik bedeli ve işlemiş faiz miktarının hesaplandığı 30.7.2010 tarihli bilirkişi raporu gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.