Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/6077 E. 2014/13044 K. 13.10.2014 T.

Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 21:09


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6077
KARAR NO : 2014/13044
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2013/443-2014/29

Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... Mahallesi 83 nolu sokak no:6 Şehitkamil/Gaziantep adresindeki 00001779190 numaralı elektrik abonesi olduğunu, davalı idare ekiplerince 16.01.2004 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini ve davacıya kaçak elektrik cezası tahakkuk ettirilerek suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan suç duyurusu üzerine abone kullanıcısı olarak müvekkilinin yeğeni M.. Ç.. hakkında Gaziantep 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/916 esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasında beraat kararı verildiğini, müvekkili hakkında düzenlenen kaçak faturalarının hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını, bu nedenlerle kaçak elektrik kullanım tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen 16.01.2004 son ödeme tarihli ve güncel olarak 8.006,58 TL tutarındaki borcun menfi tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının haksız olduğunu, müvekkili kurumca tutulan tutanağın usul ve yasaya uygun olduğunu, ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlayıcı niteliğinin olmadığını, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; sayaç öncesi köprü atılmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen 8.006,58 TL borcun bulunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerde davacının abonelik türünün mesken olduğu belirtilmektedir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.
Hâl böyle olunca mahkemece; yukarıda belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda inceleme yapılarak uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmadığı araştırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.