Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/7370 E. 2014/8669 K. 02.06.2014 T.
Yayınlanma Tarihi: 01.01.2024 12:09
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7370
KARAR NO : 2014/8669
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
Davacı ... ile davalı ... aralarındaki alacak davasına dair .....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.02.2013 günlü ve 2012/459 E.-2013/31 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 25.09.2013 günlü ve 2013/9311 E.-2013/13292 K.sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı Belediyeye ait olan .... ilçesi 3 parseldeki taşınmaz hissesini, 29.09.2010 tarihinde satın aldığını, 23.09.2010 tarihinde satış bedeli olan toplam 11.900,00 TL.’yi ödediğini, ne var ki davalının dava dışı ... Kurumuna olan borcundan dolayı, hisse üzerinde haciz şerhleri bulunduğundan arsanın tapu devrini alamadığını, hacizlerin kaldırılması için 11.900,00 TL’yi davalının borçlarına karşılık olmak üzere, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu hesabına 18.08.2011 tarihinde yatırmak zorunda kaldığını, davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle ödediği miktarın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazı, üzerinde haciz şerhi olduğunu bilerek satın aldığını, 26.10.2010 tarihli Noter taahhüdü ile "haczi kaldırmak üzere ilgili kuruma ödeme yapmayacağını, yaptığı takdirde Belediyeden istemeyeceğini" kabul ettiğini, bu nedenle herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iki kez 11.900,00 TL ödemek zorunda kaldığı ve bu durumda davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesi ile davanın kabulü ile ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satın alınan taşınmaz üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılması için davacının dava dışı .... Kurumuna, davalının borçlarına karşılık ödemiş olduğu bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yürürlükte bulunan hukuk sistemimizde akit serbestisi prensibi kabul edilmiştir. Taraflar kanuna ahlak ve adaba, kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler (B.K.(19-20). (6098 sayılı TBK. 26-27). Böyle bir kararlaştırma, taahhüt tarafları bağlar. Somut olayımızda olduğu gibi alıcı davacının haczin kaldırılması için ödeme yapmayacağı ve yaptığı takdirde bunu davalıdan istemeyeceğine dair verdiği taahhütname geçerli olup, davacıyı bağlayıcıdır.
O halde davacı, satın almış olduğu taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve tapu devrinin gerçekleştirilmesi için davalı Belediyenin, dava dışı üçüncü kişilere olan borcuna karşılık ödemiş olduğu miktarı sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan rücuen tahsilini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 25.09.2013 tarih ve 2013/9311-2013/13292 sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 02.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.