Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10033 E. 2016/6944 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10033
KARAR NO : 2016/6944
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak-menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde;davacının davalıdan 1980 model bir traktör aldığını ve borcunu da davalının çalışanlarına farklı tarihlerde taksitler halinde ödediğini,buna ilişkin kartvizitleri dosyaya sunduğunu,davalının ayıplı olarak arızalı şekilde verdiği traktörü hile ve desise ile alarak tamir etme bahanesi ile götürdüğünü ancak sonrasında traktörü iade etmediğini,yine davalının kendisine teminat olarak bırakılan boş senedi doldurarak adi yazılı belgeyi bono haline getirdiğini ve aleyhine …İcra Müdürlüğü’nün 2012/1384 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını belirterek,30.09.2011 vade ve 3.000,00 TL miktarlı bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 21.000,00 TL ödediği bedelin ödediği tarih itibariyle faizi ile davalıdan istirdadına ve kanuni tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;görev, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını,esas yönünden ise;davacı borçlunun senedi ödediğini iddia ettiğini,ancak söz konusu kambiyo senedinin alacaklı olan davalıda olduğunu,senedin alacaklı elinde olmasının ise borcun ödenmediğine karine teşkil ettiğini,bunun aksini iddia eden davacının iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini savunarak,davanın reddini ile davalı lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece;davacının daha önce aldığı traktörün arızalanması nedeniyle davalı tarafından tamir için alınıp geri iade edilmediği,traktör bedeli ödendiği halde teminat senedi olarak verilen senedin davalı tarafından bilahare doldurularak icra takibine konu edildiği,davacının davalıya borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin menfi tespit istemi yönünden temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekilinin harici satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin temyiz itirazları yönünden ise;
Dava, harici satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re’sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir.
Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilirler. (HGK, 2003/4- 676 E. ve 2003/639 K.sayılı kararında açıklandığı gibi)
Somut olayda; davacı taraf traktör bedeli olarak toplam 21.100 TL’yi davalıya ödediğini, davalı tarafından söz konusu traktörün tamir edilmek amacı ile kendisinden alınarak iade edilmediğini ileri sürerek davalıya ödediği toplam 21.100 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından satın alınan…traktörün satış bedelinin tamamının davacı tarafından ödenememesi nedeniyle taraflarına teslim edildiğini ve bu traktör yerine davacıya …marka başka bir traktörün satılıp teslim edildiği, davacının bu ikinci alım satım ilişkisi nedeniyle 3.000,00 TL borçlandığını ileri sürmüştür.
Davacı, muhtelif tarihlerde davalı şirket çalışanlarına yaptığı ödemelere ilişkin verilen kartvizitleri ve davalı tarafından kendisine teslim edilen 8.000 TL bedelli iki adet senedi dosyaya ibraz etmiştir.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler birarada değerlendirildiğinde taraflar arasında bir alım satım ilişkisi bulunduğu sabittir.
Hal böyle olunca mahkemece; davacı tarafça dosyaya sunulan ödemeye ilişkin belgeler konusunda davalı usulüne uygun şekilde isticvap edilmeli ve bu şekilde davalının alınacak beyanı da değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.