Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10324 E. 2015/15599 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10324
KARAR NO : 2015/15599
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2012/339-2014/463

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vek.Av. Y.. D.. geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı vek.Av. M.. B.. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra nevakısın giderilmesi bakımından dosya mahalline geri çevrilmiş, bu kez yeniden gelmekle; belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında 27.05.2011 tarihinde sözlü bir satış akdi yapıldığını, bu akit gereğince 3 adet parselden oluşan meyve bahçesinin 1.800.000 TL bedel ile davacıya satılması hususunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmaya göre satış bedelinin 160.000 TL’ sinin peşin olarak ödendiğini, bakiye 500.000 TL için de bono verildiğini, bono bedelinin de ödendiğini,bu ödemeler üzerine taşınmazlardan birinin devrinin yapıldığını, bakiye satış bedelinin ise kredi çekilmek suretiyle ödeneceğini, ancak kredide sorun çıkınca satıştan vazgeçildiğini ve tapu devri yapılan taşınmazın davalıya geri iade edildiğini, buna rağmen davalının tahsil ettiği satış bedelini davacıya geri ödemediğini, bu bedellerin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davacıya satışı konusunda taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma gereği 160.000 TL ödeme yapıldığını, bunun dışında 500.000 TL tutarında senet verilmediği gibi, bu bono bedelinin de davacıdan alınmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile asıl alacak 160.000,00 TL ve işlemiş faiz 2.603,83 TL olmak üzere takibin toplam 162.603,83 TL’lik kısmına vaki itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 160.000,00 TL üzerinden hesap edilecek %40 inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, red edilen 500.000,00 TL üzerinden hesap edilecek %40 inkar tazminatının da davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
İİK.67/2.maddesi uyarınca alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanısıra alacaklının kötü niyetli olması da şarttır. Kötü niyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez. Somut olay değerlendirildiğinde davalı tarafından kötü niyetli olduğu ispatlanamayan davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Hhüküm fıkrasının 1.bendinin son iki cümlesinde yer alan “…..red edilen 500.000,00 TL üzerinden hesap edilecek %40 inkar tazminatının da davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine….” sözlerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak davalının inkar tazminatı talebinin reddine sözleri yazılmk suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.