Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10618 E. 2015/18745 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10618
KARAR NO : 2015/18745
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

MAHKEMESİ : KONYA 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2015
NUMARASI : 2014/1001-2015/532

Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların Konya 3. Aile Mahkemesinin 2011/911 E – 2012/749K. Sayılı kararı ile boşandıklarını, müşterek çocuk Mustafa velayetinin davacıya bırakıldığını, çocuk için aylık 75,00 TL iştirak nafakasına, davacı lehine aylık 100,00TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, aradan iki yılı aşkın süre geçtiğini, çocuğun ihtiyaçlarının okul masraflarının arttığını, davacının ev hanımı olup çalışmadığını, ailesi ile birlikte yaşadığını, davalının İzmir’de üç katlı çocuk giyim mağazasının olduğunu, gelirinin iyi olmasına rağmen bugüne kadar nafakada artış yapmadığını belirterek davacı lehine ödenen yoksulluk nafakasının aylık 500,00TL’ye, müşterek çocuk lehine ödenen iştirak nafakasının aylık 500,00TL’ye çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde asgari ücretle çalıştığını, talep edilen nafakayı ödemesinin mümkün olmadığını belirterek nafaka artışının geliri dikkate alınarak yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, daha önceden davacı lehine hükmedilen aylık 100,00TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 200,00TL’ye çıkarılmasına, müşterek çocuk lehine hükmedilen aylık 75,00TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 200,00TL’ye çıkarılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılması talebine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, tarafların 19.06.2012 tarihinde boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte müşterek çocuk Mustafa’nın velayetinin davacı anneye verildiği, davacı lehine yoksulluk nafakasına ve çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucunda davacının ev hanımı olduğu, anne-babasının yanında kira vermeden ikamet ettiği, çocuğu ile birlikte yaşadığı, müşterek çocuğun 2005 doğumlu olduğu, ilkokula devam ettiği; davalının babasına ait işyerinde işçi olarak çalıştığı, asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ÜFE artış oranları dikkate alındığında, davacı yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun, ekonomik etkenler, tarafların sosyal yaşantısı, davacının ihtiyaç durumu dikkate alınarak, davalının ekonomik durumunu zorlamayacak, özellikle ÜFE artış oranları da gözönünde bulundurularak, TMK.nun 4. maddesi gereğince hakkaniyete uygun nafaka miktarına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla nafaka miktarına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.