Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10802 E. 2015/15283 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10802
KARAR NO : 2015/15283
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : FİNİKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/07/2013
NUMARASI : 2011/412-2013/157

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının …….. parsel sayılı taşınmazdaki hissesini 28/04/2010 tarihli adi yazılı sözleşme ile satacağını vaat ederek davacıdan 10.000,00 TL aldığını, tüm uyarılara rağmen hissesini devretmediği gibi üçüncü şahıslara satmaya çalıştığını, aldığı bedeli geri vermediğini belirterek, sözleşmede belirtilen 10.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalının sözleşme gereğince 10.000,00 TL peşinat olarak aldığı, taşınmazı başkasına devrettiği, sebepsiz zenginleşme uyarınca aldığı peşinatı davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz eden davalı vekili, dava konusu sözleşmeye karşılık alınan 10.000,00 TL karşılığında davalı tarafından davacıya 10.000,00 TL tutarlı senet verildiğini, senedin davacı tarafından Antalya 15.İcra Müdürlüğünün 2011/11356 Esas sayılı dosyasıyla icraya konularak tahsil edildiğini, davacı vekili tarafından tahsilat makbuzu verildiğini, aynı alacağın iki kez tahsili yoluna gidildiğini, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/12901 soruşturma numaralı dosyasında davacının 17/05/2013 tarihli ifadesinde davacının davalıdan hem sözleşme hem senet aldığını ikrar ettiğini beyan ederek, iddiasına konu belgeleri dosyaya sunmuştur.
“Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188.maddesinde, (HMK. 114, 115, 117, 131); “Hâkimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir. Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu da dikkate alınmalıdır. Dava hakkının varlığı ya da düşmüş bulunmasının incelenmesi, doğrudan hâkime verilmiş ödevlerdendir. Bu nedenle önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının tamam olup olmadığını Yargıtay kendiliğinden gözetebilir.
Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu sona erdiren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla yargılama aşaması henüz tamamlanmamış olduğundan borcu itfa eden belge değerlendirilmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada cevap vermeyerek davayı inkâr eden davalının bu savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez (HGK. 26.10.2005 tarih 2005/9–546 E. 2005/611 K.).”
O halde, mahkemece; davalının ödeme iddiası nedeniyle temyiz aşamasında sunulan belgelerin, davaya konu borcu sona erdiren belge niteliğinde olup olmadığı araştırılmalı ve yapılan değerlendirilme sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.