YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10809
KARAR NO : 2015/14656
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ : AKYAZI ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2014
NUMARASI : 2014/169-2014/619
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların Akyazı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2006/211 Esas, 2006/416 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve bu karar ile davacı taraf için aylık 200 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen zaman içerisinde günün ekonomik koşulları ve enflasyon durumu gözönüne alındığında bu nafakanın yetersiz olduğunu belirterek, yoksulluk nafakasının aylık 400,00 TL’ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının, vefat eden babasından dolayı yetim maaşı aldığını, ayrıca babasından kalan tarlalarda kardeşleri ile birlikte tarım yaparak gelir elde ettiğini, kendisinin ise 4 çocuğu ve eşi ile birlikte emekli maaşı ile geçinmeye çalıştığını ve talep edilen nafakayı ödeme gücü olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; “tarafların sosyal ekonomik durumu ve davalı tarafın bakmak zorunda olduğu nüfus sayısı dikkate alındığında yoksulluk nafakası artırım talebinin haksız olduğu” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflarla ilgili yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davacının ev hanımı olduğu, ölen babasından aylık 200,00 TL yetim maaşı aldığı; davalının ise, emekli olup aylık 1000 TL emekli maaşı aldığı, ayrıca yeniden evlendiği ve 4 çocuğu bulunduğu anlaşılmaktadır.
TMK.nun 176/IV maddesine göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektir.
Somut olayda; yetim maaşı alan davacının aldığı maaş ile aldığı nafaka miktarı toplamının; ona, insanca yaşayıp geçinme olanağı sağlamayacağı, onu yoksulluktan kurtarmayacağı kuşkusuzdur. Yaklaşık 8 yıl önce hükmedilen 200 TL yoksulluk nafakasının; paranın enflasyon nedeniyle satın alma gücünü yitirmesi ve davacının ihtiyaçlarının doğal olarak artması sonucunda; en azından değerinin düştüğü de bir gerçektir. Davalının ise, bu süreçte maaşında en azından enflasyon oranında artış gerçekleştiği gözetildiğinde; mahkemece tarafların ihtiyaçları ve gelirleri arasında bir denge kurulmalı ve hakkaniyet ölçüsünde nafaka artırılmalıdır.
Kaldı ki, nafakanın hükmedildiği boşanma davasında da davalının imam nikahlı eşi ile yaşadığı ve 4 çocuğunun bulunduğu, kaynak ustası olarak günlük işlerde aylık 300 TL gelir ile çalıştığı, bu kapsamda davalının sosyal-ekonomik durumunda boşanma davasındaki koşullara göre bir değişiklik olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.