YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10996
KARAR NO : 2015/18044
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ : KURŞUNLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2014
NUMARASI : 2013/138-2014/67
Taraflar arasındaki tapu iptali – tescil ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı S.. A.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan Abdulkadir ve Mustafa’nın babası Mehmet Kızılkaya ile kardeş olduklarını, dava konusu taşınmazların babası Bayram Kızılkaya’dan mirasen intikal ettiğini, müvekkilinin kadastro çalışmaları sırasında Ankara’da ikamet etmesi nedeniyle ve bilirkişilerin yanlış beyanları sonucunda dava konusu 119 ada 47 nolu parseli ile 109 ada 1 nolu parselin kardeşinin çocukları olan davalılar Abdulkadir ve Mustafa üzerine ½’şer paylı olarak tespit ve tescil edildiğini, bu davalıların dava konusu taşınmazları tapuda diğer davalı S.. A..’a sattıklarını, oysa Süleyman’ın bu taşınmazların muris Bayram Kızılkaya’ya ait olduğunu, ölümüyle davacı ve davalılara kaldığını bilmesi gereken kişi olmasına rağmen tapuda satın aldığını açıklayarak öncelikle davalı Süleyman adına olan tapu kaydının iptali ile ½ payının davacı adına, diğer ½ payın ise eşit paylarla davalılar Abdulkadir ve M.. K.. adlarına tapuya tesciline karar verilmesini, bu mümkün olmadığı taktirde haksız zenginleşme nedeniyle davacının payına düşen 10.000 TL’nin satış tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte davalılar Mustafa ve Abdulkadir’den alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah talebinde bulunarak dava konusu taşınmazların 119 ada, 50 ve 109 ada, 1 nolu parsel olduğunu belirtmiştir.
Davalılar Abdulkadir ve M.. K.. cevap dilekçesinde özetle; davacı ile kendi miras bırakanları (babaları) Mehmet Kızılkaya’nın kardeş olduklarını, köydeki evin yanması sonucunda babası ile üç kardeşinin yangında öldüklerini, anneleriyle birlikte kaldıklarını, bu duruma davacı amca ile köylülerin üzülmeleri nedeniyle yardımda bulunduklarını, dava konusu 109 ada, 1 nolu parselin davacı amcalarının rızasıyla tapulama tespitinin kendi adlarına yapıldığını, yine dava konusu 119 ada, 47 nolu parselde davacının hiçbir şekilde hakkı olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı S.. A.. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazları tapu memuru huzurunda yapılan satışla iktisap ettiğini, 4721 sayılı TMK. nun 1023. maddesi gereğince iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafa 22.10.2008 tarihinde delillerini bildirmesi için süre verilmesine rağmen, bildirmediği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.07.2009 tarih, 2009/2029-3646 Esas ve Karar sayılı bozma ilamı ile davacıya verilen sürenin HUMK. nun 163. maddesindeki koşulları taşımadığından bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak gerekli araştırma ve inceleme yapılmış ve davalı S.. A.. hakkındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine, diğer davalılar Abdulkadir ve M.. K.. aleyhine açılan tazminat davasının kısmen kabulü ile resmi satış sözleşmesinde belirtilen bedelin yarısı olan 2750 TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından davalılardan S.. A..’ın iyi niyetli olmadığı ve hükmedilen tazminatın düşük olduğu gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 2012/1923 Esas 2012/9272 Karar sayılı ilamı ile hükmün tapu iptali ve tescil davasının reddine yönelik bölümünün onanmasına, taşınmazların tarafların dip murisi Bayram Kızılkaya’dan irsen kaldığı, kadastro çalışmalarında davacının yeğenleri olan davalılar adına yazıldığı ve bu kişilerin diğer davalıya tapudaki satışla temlik ettikleri ve son malikin iyi niyetli olduğunun tartışmasız olduğunu, uyuşmazlığın, dava konusu taşınmazların kadastroda davalılar adına tespit ve tescilinden sonra bu yerlerin iyi niyetli üçüncü kişiye tapudaki temliki nedeniyle davacıya verilecek tazminatın miktarının hesaplanmasından kaynaklandığı belirtilerek, dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle gerçek bedellerinin işin uzmanı bilirkişiler aracılığıyla belirlenerek bu bedelin yarısının davacıya tapudaki satış tarihinden itibariyle yasal faiziyle birlikte hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu taşınmazların dava tarihi itibari ile gerçek bedelleri olan 8639,13 TL bedelin yarısı olan 4319,56 TL bedelin davalıdan alınarak davacı tarafa satış tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Süleyman vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ve davalı S.. A.. vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Somut olayda, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 2012/1923 Esas 2012/9272 Karar sayılı ilamı ile davalı S.. A.. yönünden verilen hüküm kesinleşmiştir.Davalı S.. A.. yönünden yeniden hüküm kurulması ve hükümde satış tarihinin belirtilmemesi doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/VII.C.2, 6100 sayılı Yasanın 370/2 Ek.3/1.maddesi anlamında; “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından, hükmün 1.fıkrasında bulunan “…satış tarihinden…” ibaresinden sonra “…(31.03.2008.)..”ibaresi eklenmek, “…4319,56 TL bedelin davalıdan alınarak ..”ibaresinin çıkarılarak yerine “…4319,56 TL bedelin davalılar A.. K.. ve M.. K..’dan alınarak…” ibaresi eklenmek suretiyle,
Hükmün 2.fıkrasında yer alan “…davalıdan alınarak davacıya verilmesine…” ibaresinin çıkarılarak yerine “….davalılar A.. K.. ve M.. K..’dan alınarak….” ibaresi eklenmek suretiyle,
Hükmün 3.fıkrasında yer alan “…davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine…” ibaresinin çıkarılarak yerine “…davalılar A.. K.. ve M.. K..’dan alınarak…” ibaresi eklenmek suretiyle,
Hükmün 5.fıkrasında yer alan “…Davalı S.. A..’ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından 2014 yılı AAÜT’ye göre hesaplanan 1500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı S.. A.. ‘a verilmesine…” ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle, hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.