YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11003
KARAR NO : 2015/18182
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2014
NUMARASI : 2014/609-2014/230
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında yapılan 20.09.2013 tarihli sözleşme ile davalının dava dışı M. Tarım İmalat İth.İhr.Paz.ve Taah.Ltd.Şti arasında akdettiği 17.09.2013 tarihli domates salçası ürünlerinin satışına ilişkin protokol muhteviyatı ürünlerinin davacıya satışı hususunda anlaştıklarını, 17.09.2013 tarihli protokolün 4.maddesi gereği 69.200 USD olarak 23.09.2013 tarihinde dava dışı M. Tarım İmalat İth.İhr.Paz.ve Taah.Ltd.Şti’ne davalı tarafça ödenmesi kararlaştırılan miktarın 71.400 USD olarak davacı tarafından 27.09.2013 tarihinde C. Bank Of Jordan Amman /ÜRDÜN aracılığı ile davalının A. T. Katılım Bankası’nda bulunan hesabına havale edildiğini, ancak davacı tarafından davalının hesabına gönderilen 71.400 USD’lik ödeme tutarının davalı tarafça 20.09.2013 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde kararlaştırıldığı şekilde dava dışı M. Ltd.Şti’ne teslim edilmediğini ve bu nedenle de davacıya sözleşme konusu domates salçası ürünlerinin tesliminin yapılmadığını, davacının davalıdan edimini yerine getirmesini ya da parasını iade etmesini talep etmesine rağmen davalı şirketin edimini yerine getirmediği gibi davacıdan aldığı parayı da iade etmediğini, bu haliyle davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 71.400 USD alacağının davalıya havale tarihinden itibaren fiili ödeme gününde dövize uygulanacak olan en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete ait banka hesap cüzdanı incelendiğinde görüleceği üzere davalı şirketin hesabına 27.09.2013 tarihinde yatırılan 71.365 USD’nin davacı tarafından değil A. Exchang tarafından havale edildiğini, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, esasa yönelik olarak ise, davacının dilekçesinde bahsettiği 17.09.2013 tarihli protokol ve 20.09.2013 tarihli acentelik sözleşmesini kabul etmediklerini, nitekim ilgili protokol ve sözleşmede davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, imzası bulunan F. Al-Sawari’nin sadece şirkette pay sahibi olduğunu ve davalı şirketi temsil yetkisine sahip olmadığını, yine acentelik sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin M. Ltd.Şti. ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmeye atıfta bulunduğunu ve sözleşmenin konusunun ise, dava dışı M. Ltd.Şti’nden alınacak domates salçasına ilişkin olduğunu, ancak dava dışı Murat Ltd.Şti ile davalı şirket arasında yapılmış geçerli bir sözleşme olmadığından davacı ile davalı şirket arasında yapıldığı iddia edilen 20.09.2013 tarihli protokolün de kendiliğinden geçersiz olduğunu, bu nedenle 20.09.2013 tarihli sözleşmenin davalı şirket açısından bağlayıcılığının olmadığını, yine dava dışı M. Ltd.Şti ile davalı şirket arasında akdedildiği iddia edilen 17.09.2013 tarihli protokolde davalı şirketin imzasının bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü sözleşme ve protokolde davalı şirketin imzası olmadığından geçersiz olmakla birlikte sözleşme ve protokolün bir an için geçerli olduğu kabul edilse dahi davacının iddialarının geçerliliğinin olmadığını, nitekim sözleşmenin konusu olan dava dışı M. Ltd.Şti ile davalı şirket arasında yapıldığı iddia edilen 17.09.2013 tarihli protokolün 3.maddesinde 69.200 USD’nin en geç 23.09.2013 tarihine kadar M. Ltd.Şti hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığını, oysa davacının yaptığını iddia ettiği ödemenin tarihinin ise 27.09.2013 tarihi olup, söz konusu sözleşme ve protokol hükümleri uyarınca davacının edimlerini zamanında yerine getirmediğini, davalı şirkete ait hesaba 27.09.2013 tarihinde yatırılan 71.365 USD’nin davacı tarafından değil Alshanawani Exchang tarafından havale edildiğini, bu nedenle davacının ilgili paranın kendisine iadesini talep edemeyeceğini, iadesini talep edebilse dahi fiili ödeme gününden itibaren faiz talep edemeyeceğini,davalının davacı şirkete yapacağı ödemenin havaleyi yapan kişiye karşı davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, davalı şirket yetkilisinin davaya konu parayı havale eden kişiye iade etmek üzere bankayla görüştüğünü, ancak banka çalışanlarının havaleyi gönderenin İBAN bilgileri olmadığından iadesinin mümkün olmadığını belirttiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; celbedilen A.T.Katılım Bankası Konya Şubesi kayıtlarına göre havaleyi yapan A.Exchange isimli Ürdün’de faaliyet gösteren bir döviz bürosu olduğu, bu firmanın havale işlemini Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Donia A. F.Trading şirketi adına yaptığının anlaşıldığı, davacı vekilince her ne kadar bu şirket ile davacı şirketin ortaklarının aynı olduğu, bu şirketin kardeş şirketler olduğu ileri sürülmüş ise de, her iki şirketin tüzel kişiliklerinin farklı olduğu, davalı tarafça davacıya yapılacak para iadesinin davalının havaleyi yapan şirket yönünden sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davacı vekilince yeminli tercümesi ibraz edilen 30.09.2013 tarihli D. A. F.Trading Co. L.L.C. yetkilisi tarafından düzenlenen belgenin ise her zaman düzenlenebilecek bir belge olup, resmi bir nitelik taşımadığından davacı şirketin kendisinin havale etmediği bir parayı sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesini talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf davalı şirket ile aralarındaki sözleşme gereği dava konusu bedelin davacı şirketin talimatı ile dava dışı Donia A.. C.. Şirketi tarafından davalı F.. A.. Havale edildiğini, ancak sözleşme gereği yerine getirilmediğinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bedelin iadesini istemiştir.
Davalı şirket savunmasında, parayı gönderen dava dışı şirket ile bilirkişisi olduğunu ileri sürmediği gibi, parayı iade etmeye çalıştığını ve fakat aracı banka tarafından iadenin mümkün olmadığının bildirildiğini savunmuştur.
Dosya kapsamında yer alan A. Türk Katılım Bankası A.Ş.’nin 05.06.2014 tarihli yazı cevabı ekinde sunulan 27.09.2013 tarihli havale makbuzunun incelenmesinde; makbuzun “not” kısmında “For F. B/O D.A. F.Trading Co L.L.C. Reg 664030 U.A.E.“ şeklinde açıklamada bulunulduğu paranın adı geçen şirket adına davalının hesabına gönderildiği, davacı şirket ile adına para gönderilen şirket ortaklarının kısmen aynı olduğu, parayı gönderen şirket ortağı kişi adına düzenlenen elektronik postaya göre, parayı gönderen şirketin davacı şirket talimatı üzerine bu parayı gönderdiğinin yazıldığı anlaşılmaktadır. Parayı davalı hesabına gönderen dava dışı şirketin, ödemeyi davacı adına yaptığını kabul ettiği halde, bu belgenin sıhhati ve yeterliliği konusunda yerel mahkemece gerekli araştırmanın yapılmadığı, yazıyı yazan ortağın ödeme yapan şirketin münhasıran temsile yetkili kişisi bulunup bulunmadığı araştırılmadığı ve dolayısıyla parayı gönderen şirketi bağlayıcı nitelikte olup olmadığı incelenmeden yerel mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Yapılacak inceleme ile parayı ödeyen şirketin davacı şirket adına ödemede bulunduğunun belirlenmesi halinde yapılan ödemenin ödemeyi yapanı bağlayacağı sonucuna varılacağından davanın kabulü gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan eksik araştırmaya dayalı olarak verilen kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.