Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11240 E. 2015/19234 K. 01.12.2015 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.12.2023 14:04


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11240
KARAR NO : 2015/19234
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kaçak elektrik kullandığından bahisle kaçak elektrik bedeli 4.465.18 TL asıl alacağın, 2.269.52 TL gecikme zammı ve 408.51 TL KDV ile birlikte toplam 7.143.21 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; icra dosyasında asıl alacak miktarının 4.465.18 TL olduğundan ve miktar itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davaya konu icra takip dosyasında 4.465.18 TL asıl alacağın 2.269.52 TL gecikme zammı ve 408.51 TL KDV ile toplam 7.143.21 TL alacağın tahsili talep edilmiş, davalının vaki itirazı üzerine 19.01.2009 dava tarihi itibariyle 7.143.21 TL harca esas değer gösterilerek ve bu miktar üzerinden dava harcı ödenmek suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 2/1. maddesinde “Müddeabih para ise mahkemenin vazifesini tayinde miktarı esas ittihaz olunur” hükmüne göre, konusu para olan davalarda görevli mahkeme dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarına göre belirlenir.
2009 tarihinde görev sınırı 7.080 TL olduğuna göre, dava konusu alacak miktarının 7.143.21 TL itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece; davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince oy çokluğu ile BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


K A R Ş I O Y

Dava, kaçak elektrik nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, icra takibine konu asıl alacak miktarının 4.465.18 TL olması, dava tarihi itibarıyla (19.01.2009) bu miktarın sulh hukuk mahkemesinin görevine girmesi ve görevin belirlenmesinde HMK. 1. maddesi gereği faiz, icra tazminatı ve giderlerin dikkate alınmayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
Sayın Daire çoğunluğu tarafından yerel mahkemenin görevsizlik kararı, asıl alacak yanında, gecikme zammı ve KDV ile birlikte itirazın iptaline konu miktarın 7.143.21 TL olup, Asliye hukuk mahkemesinin görevi içine girdiği ve görevsizlik kararı verilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte olan Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (HMUK) 26.02.1985 tarihli 3156 sayılı Kanun ile değişik 1. maddesinde göreve ilişkin düzenlemeye yer verilmiş olup buna göre, “ Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir.
Görev, dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tespitinde, dava açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere aşağıdaki maddeler hükümleri uygulanır. Faiz, icra tazminatı ve giderleri görevin tespitinde hesaba katılmaz.” Anılan maddenin hükümet gerekçesinde ise, HMUK 1/2. maddesinin ikinci cümlesindeki, görevin tespitinde faiz, icra tazminatı ve giderlerin dikkate alınmamasına yönelik olarak “geçmiş günler faizi de dahil olmak üzere tüm faizlerle İcra ve İflas Kanununda belirtilen icra tazminatları ve dava ile ilgili giderlerin dava konusu edilen miktara, görevin belirlenmesi bakımından katılmayacağı açıklığa kavuşturulmuştur.” denilmek suretiyle yasa koyucunun iradesi belirtilmiştir. Bu düzenlemeden yola çıkıldığında, itirazın iptali davası için görevli mahkemenin görevi belirlenirken, dava konusu alacak (asıl alacak) miktarı esas alınır; istenilen faiz, giderler ve icra inkar tazminatı görevin belirlenmesinde hesaba katılmaz (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 223; Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C:1, s.166). Aynı husus 09.04.2008 tarih, 2008/15-312 E. 2008/306 K. Ve 19.04.2000 tarih, 2000/15/778-792 sayılı Hukuk Genel Kurulu Kararında da benimsenmiştir.
Somut olayda davacı, davalı aleyhine asıl alacak, hukuki yönden özel bir temerrüt faizi niteliğindeki gecikme zammı ve KDV miktarından icra takibi yapmış ve sonrasında davalının icra takibine itirazı üzerine eldeki dava ile itirazın iptalini istemiş olduğuna göre, HMUK 1/2. maddesinin açık hükmü gereğince, dava tarihinde görevli mahkemenin icra takibine konu asıl alacak miktarı üzerinden belirlenmesi gerekir. Şu durumda asıl alacak miktarına göre, yerel mahkemenin kabulünde olduğu gibi davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, verilen görevsizlik kararında usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığından, yerel mahkeme kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 01.12.2015