YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11256
KARAR NO : 2015/19232
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
MAHKEMESİ : ERZİNCAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2013/557-2014/368
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında taşınmaz satış sözleşmesi yapıldığını, harici sözleşme gereğince davacının davalıya 14.000 TL ödediğini, davalının taşınmaz devrini yapmadığını belirterek ödenen 14.000 TL nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı ile davalı arasında emlak alım sözleşmesi yapıldığını, taşınmazın diğer paydaşlarının rızasının olmaması nedeniyle taşınmaz devri yapılamadığını, sözleşmenin yırtıldığını, devir işlemi olmadığı için davacıdan alınan 14.000 TL nın davacıya geri ödendiğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davada davalının ikrarının bölünemediğinden ve davacının başka delili olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında düzenlenen harici satım sözleşmesi gereğince davacının davalıya 14.000 TL ödeme yaptığı, devir işlemi yapılamadığından paranın davalı tarafından davacıya iade edildiği iddia edilmektedir.
Asliye Ceza Mahkemesinde davalının sanık sıfatı ile verdiği ifadesinde de davacıdan 14.000 TL alındığını, taşınmazın diğer paydaşlarının muvafakatinin olmaması nedeniyle tapu devir işlemlerinin yapılamadığını, 14.000 TL’nin davacıya iade edildiğini beyan etmiştir.
HMK’nun 188.(HUMK’nun 236.) maddesi gereğince; “Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettiği vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez” hükmüne göre ikrar, bir tarafın diğer tarafın ileri sürdüğü vakıanın doğru olduğunu bildirmesidir.
Mahkemeye karşı yapılan mahkeme içi ikrar ile ceza davasındaki ikrar geçerli olup, bağlayıcıdır. İkrar eden, kural olarak ikrardan dönemez, ikrarı ile bağlıdır. İkrar edilen hususlar çekişmeli olmaktan çıkar ve ikrarı yapan taraf aleyhine kesin teşkil eder.
Davada, davalının davacıdan aldığı paranın davacıya geri ödendiğine ilişkin savunması davacının dayandığı harici satım sözleşmesi gereğince yapılan ödemenin ikrarı niteliğinde olup, bağlantılı bileşik ikrardır ve bölünebilir ikrarlardandır.
Bu durumda, ispat yükü kendisinde olan davalının, davacıya 14.000 TL’yi geri ödediğini yasal deliller ile kanıtlaması gerekir. Mahkemece; davalıdan delilleri sorularak oluşacak soruca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.