Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11257 E. 2015/19231 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11257
KARAR NO : 2015/19231
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ILGIN ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2012/509-2014/86
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının oğlu Mehmet ile evlendiğini, düğünde davacıya takılan 9 gremise altının davalı kayınpederi tarafından davacının elinden alınarak harcandığını, davacının eşi ile boşanma davasının devam ettiğini belirterek, davalıya verilen altınların aynen, olmadığında 15.300 TL bedelinin davalı kayınpederinden tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacıya ait altınların davalı tarafından satılarak davacı ve eşi için satın alınacak dairenin peşinatının ödendiğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 9 adet gremise altının davalıdan aynen iadesine, olmadığında 15.300 TL bedelinin tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından; davacı ile davalının oğlu M…Ö….’in evli oldukları, daha sonra açılan boşanma davası sırasında, davacı kadına ait 9 gremise altının davalı kayınpederi tarafından alınarak bozdurulup harcandığı anlaşılmaktadır.
Davada; davacı kadına ait altınların davalı kayınpederinden aynen iadesi, olmadığında bedelinin tahsili talep edilmektedir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesinde; “Aile Mahkemeleri, 4721 sayılı TMK’nun üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre Aile Hukukundan doğan dava ve işleri görür” hükmü getirilmiştir.
Davada davalının kayınpeder olması nedeniyle taraflar arasında Aile Hukuku kapsamında bir ilişki mevcut olmadığından davaya Aile Mahkemesinde değil, genel mahkemelerde bakılması gerekir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Bu durumda; Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılan davanın görevsizlik kararı verilerek Asliye Mahkemesi’nde bakılması gerekirken, Aile Mahkemesince davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.