YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11448
KARAR NO : 2015/19586
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2014
NUMARASI : 2013/281-2014/84
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Muğla Kredi Yurtlar Kurumu Öğrenci yurdu müdürü olarak görev yapan müvekkillerinin eşi ve babası İsmail Işıktaş’ın, aynı kurumda müdür yardımcısı olarak görev yapan Abdülgani ile aralarında görev uyuşmazlığından kaynaklanan tartışma neticesinde, Abdülgani silahla vurmak suretiyle ölümüne sebep olduğu ve akabinde de aynı silahla intihar etmek suretiyle kendi hayatına son verdiğini, tarafların birbirinden derhal uzaklaştırılması gerektiği yönündeki teftiş kurulu raporuna rağmen hiçbir şey yokmuş gibi davranan davalı idarenin bu olayda tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin geçimlerini sağlayan murislerinin ölümüyle tamamen destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek; her bir müvekkili için 10.000’er TL destekten mahrum kalma tazminatı ile 15.000’er TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın müvekkilinin hizmet kusuruna dayandırıldığını, Anayasa, 657 sayılı DMK ve 2577 sayılı İYUK hükümleri uyarınca iş bu davanın çözümünde idare mahkemesinin görevli olduğunu, olayın adı geçenler arasındaki şahsi husumetten kaynaklanan adli bir vaka olup, müvekkili kurumun herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,dosya kapsamına göre; davalı tarafın davacılar murisini intihara teşvik ettiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, kimsenin kendi eylemine(davacılar murisinin)eylemine dayanarak hak iddia edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 114.maddesi hükmünde,” Yargı yolunun caiz olması ” dava şartları arasında sayılmış; aynı kanunun 115.maddesinde ise, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirleceği açıklanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesi hükmüne göre, hizmet kusuru nedeniyle kamu idareleri hakkında açılacak davaların tam yargı davası olarak idari yargı yerinde görülmesi gerekir.
Her uyuşmazlık, kendisine ait yargı koluna giren yargı yerinde çözümlenmelidir.
Somut olayda, mahkemece; davalı tarafın, davada idari yargının görevli olduğuna ilişkin yargı yolu itirazına yönelik olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan, esasa yönelik karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.