Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11690 E. 2015/18746 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11690
KARAR NO : 2015/18746
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalının 23/06/2005 tarihinde evlendiklerini ve bu evliliklerinden olma müşterek Gülbahar isminde ilkokul 3. sınıfa giden müşterek çocukları olduğunu, müvekkilinin çocuğu ile birlikte ailesinin yanında kaldığını, onların maddi ve manevi desteği ile geçindiğini, müşterek çocuğun okul çağında olduğunu, davalının ise özel sektörde çalıştığını, üzerine kayıtlı arabasının olduğunu, bu nedenlerle dava tarihinden itibaren geçerli olmak ve her ay ödenmek üzere müşterek çocuk Gülbahar lehine 600 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, kendisinin mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 250 TL kira ödediğini, kredi borcunun bulunduğunu, bu nedenle istenen nafakanın tamamını ödeyemeyeceğini, en fazla 100 TL ödemeyi kabul ettiğini, fazladan istenen kısmın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren geçerli olmak ve her ay ödenmek üzere aylık 150.00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak müşterek çocuk yararına kullanılmak üzere davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, nafakanın kararın kesinleşmesinden sonraki yılbaşından geçerli olmak üzere gelecek yıllar için TÜİK’in her yıl belirlediği TEFE (ÜFE) oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava iştirak nafakası talebine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 176/5. maddesinde “Hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.” denilmektedir.
Kanun hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere mahkemece taraf lehine hükmedilecek nafakanın gelecek yıllarda artışına hükmedilebilmesi için “istem” gerekmektedir. Aksi takdirde mahkemece bu yönde bir hüküm kurulamaz.
Somut olayda, davacı tarafça talep edilen nafakanın gelecek yıllarda da artışı yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı, buna rağmen mahkemenin bu yönde hüküm kurduğu anlaşılmaktadır. Bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve “hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. Hükmün 2. fıkrasında yer alan “Bağlanan nafakanın kararın kesinleşmesinden sonraki yılbaşından geçerli olmak üzere gelecek yıllar için TÜİK’in her yıl belirlediği TEFE (ÜFE) oranında nafakanın artırılmasına,” sözcüklerinin çıkarılmasına, hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.