YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11792
KARAR NO : 2015/19641
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ : RİZE AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/306-2014/122
Taraflar arasındaki nafaka, velayetin tevdii davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalının sürekli olarak şiddet uygulaması nedeniyle müvekkilinin evden ayrılmak zorunda kaldığını, yakınlarının yardımı ile geçindiğini, geliri olmadığını, davalının eşini hiç aramadığı ve çocuklarının ihtiyaçları ile ilgilenmediğini ileri sürerek, müşterek çocukların velayetinin tedbiren anneye verilmesini, davacı için aylık 350 TL, her iki çocuk için ayrı ayrı aylık 250 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının sebepsiz yere evi terketdiğini, davalının maaş kartının davacıda olduğunu, davalıya yemek vermediğini, kötü davrandığını, bu nedenle davalının annesinin evine geldiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; “Davacı tarafından açılan davanın reddine, reşit olmayan müşterek çocuklar yönünden açılan davanın kabulü nedeniyle kısmen kabulü ile; müşterek çocuk Betül yönünden Mahkemenin 09.01.2014 tarihinde hükmettiği nafakanın infaz aşamasında mahsup edilmek kaydıyla, dava tarihi olan 11.09.2013 tarihinden olmak üzere tedbir nafakası olarak 400 TL’nin davalı babadan alınarak çocuğa velayeten davacı anneye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacının çocuk Sinem lehine de Mahkemece tedbir nafakasına hükmedilmesine ilişkin talebin, çocuk 18 yaşını doldurduğundan, çocuk tarafından nafaka talep edilebileceğinden ve usulünce açılmış bir davasının olmaması nedeniyle müşterek çocuk Sinem için tedbir nafakasına hükmedilmesine ilişkin talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına, velayetine ilişkin hüküm kurulmamasına” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ancak, kısa kararda, yukarıda açıklanan gerekçeli kararda yer alan müşterek çocuk Sinem ile ilgili bende yer verilmediği görülmüştür.
Bu durum, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmaktadır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.