YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11972
KARAR NO : 2015/19326
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2013/968-2014/559
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 30.06.2005 tarihinde evlendiklerini, 14.08.2008 tarihinden itibaren fiili olarak ayrı yaşadıklarını, boşanma davalarının derdest olduğunu, davacıya ait evlilik öncesi alınan, tarafların evlilik süresince ortak ikametgahı olan ve tapuda aile konutu şerhi içeren taşınmazda davalının halen ikamet etmekte olduğunu, fiili ayrılık tarihi olan 14.08.2008 den beri davalının taşınmazın ortak gider aidatlarını yatırmadığını, davacının malik sıfatıyla icra takibi ve haciz tehditleri nedeniyle borçları ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik haciz tehdidi ile ödenen 33.851,63 TL alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın alacak davası olduğunu, genel hükümleri itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının müvekkilinin ve çocukların ikamet ettiği konutun ısınma, su vb. kat mülkiyetinden kaynaklanan ortak giderlerini kasten ödemeyerek hakkında icra takibine sebebiyet verdiğini, evlilik birliği devam ettiğinden bunların evlilik birliğinin giderleri olacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın, iddiaya göre davacının haciz tehdidi ile ödemek zorunda kaldığını beyan ettiği borcun rücuan tahsili talebine ilişkin olup BK’nun hükümleri kapsamında açılan alacak davası olduğu, ileri sürülen iddianın niteliği Aile mahkemelerinin belirlenen görevleri kapsamında olmadığı, davaya bakma görevi Aile Mahkemesine ait olmayıp dava değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, Alacak davası yönünden tarafların evli olmalarının görev belirlemesine etkisinin olmadığı, davacının isteminin de evliliğin sona ermesine bağlı tasfiye veya katkı payı alacağı niteliği taşımadığı ve evliliğinde devam ettiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabındaki üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK’nun 118-395 mad.) kaynaklanan bütün davalara aile mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Somut olayda; dava, mahkemenin de kabul ettiği şekilde davacının haciz tehdidi ile ödemek zorunda kaldığını beyan ettiği borcun rücuan tahsili talebine ilişkin olsa da; davaya konu borcun kaynağı tarafların evli iken müşterek konut olarak kullandıkları ve tapuda ”Aile Konutu” şerhi bulunan taşınmaza ilişkin olup taraflar dava tarihinde evlidirler. Buna göre; davaya konu borcun TMK 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan doğduğuna göre açılan bu davanın 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Somut olayda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Öyle ise mahkemece; işin esasına girilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.