YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12489
KARAR NO : 2015/20084
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2015
NUMARASI : 2014/690-2015/85
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili 20.03.2014 tarihli dava dilekçesinde; davalı Ltd.Şirketin borcu dolayısıyla verilen ve davalı M…D… adına kayıtlı 15 nolu meskenin tamamı üzerine Pendik Tapu Sicil Müdürlüğünün …..2009 tarih ve ….. yevmiye nolu ipotek belgesi ile davacı lehine 2.derecede tesis olunan tapu kaydı üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalılar hakkında İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2573 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe yetki ve esas yönünden itiraz ettikleri, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe itirazın iptalini ve inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ipoteğe konu taşınmazın İstanbul’da olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilleri tarafından davacıya karşı borçlu olmadığının tesbiti ve dava konusu ipoteğin terkini amacıyla İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2013/431 E.sayılı dosya ile dava açıldığını halen derdest olduğunu belirterek derdestlik itirazında bulunarak, esas yönünden de davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalılar tarafından, davacı tarafa 323.295 TL borçlu olmadıklarının tepitine yönelik İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2013/431 E.sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan bu davanın halen derdest olduğu, her iki davanın taraflarının, dava sebebinin ve dava konusunun aynı olduğu, HMK’nun 114/1.maddesinde düzenlenen ve dava şartı olarak bildirilen “Aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmemekte olması” koşulunun gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Somut olayda, dava itirazın iptaline ilişkindir. Davaya konu İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2573 E.sayılı dosyasında, alacaklının D…..O.. S… San. ve Tic AŞ, borçluların Platech Kaplama Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. ve M.. G.., borç miktarının 323.295 TL, takibin iptoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olduğu, borçlular vekilinin takibe 07.03.2013 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/431 E.sayılı dosyasında ise, davacıların P… K…. T…. San. Tic. Ltd. Şti. ve M.. G.., davalının D… O… Sistemleri San. ve Tic. A.Ş, davanın 13.07.2013 tarihinde açıldığını, davacıların davalıya 323.295 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile M.. G.. adına kayıtlı 15 nolu meskenin tamamı üzerinde Pendik Tapu Sicil Müdürlüğünün 11.09.2009 tarih ve 13907 yevmiye nolu ipotek belgesi ile davalı lehine 2.derece tesis olunan tapu kaydı üzerindeki ipoteğin terkini talebine ilişkin ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Derdestlik dava şartlarından olup, 6100 sayılı HMK’nun 114/1.maddesi uyarınca, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise, aynı konu yeni bir dava konusu yapılamaz. Zira, aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya layık bir menfaati bulunmamaktadır.
Ne var ki, somut olayda, mahkemenin hükme esas aldığı ve yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan dava işbu dava ile aynı talepleri içermemekte, dolayısıyla HMK’nun 114.maddesi anlamında derdestlik olumsuz şartını oluşturmamaktadır. Mahkemece dava dosyalarının birleştirilmesi ya da birbiri yönünden bekletici mesele yapılması hususlarının değerlendirilmesi suretiyle davanın esası halinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmişitir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.