Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12644 E. 2015/19857 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12644
KARAR NO : 2015/19857
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen sözlü vasiyetin resmi hale dönüştürülmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.50 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 08.12.2015 günü oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Belgeleme isteyenler kanser hastası olan ve 21.02.2014 tarihinde vefat eden …’ın kendilerine sözlü olarak vasiyette bulunduğunu belirterek, murisin son arzusunun mahkemece tutanak altına alınarak resmiyet kazandırılmasını istemişlerdir.
Yerel mahkemece, sözlü vasiyetnamenin şartlarının gerçekleşmediğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş, hüküm hüküm istemde bulunanlardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, murisin sözlü vasiyetinin tutanak altına alınması istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 539. maddesine göre; “Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmi veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler. Resmi vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.”
Aynı Kanunun 540.maddesine göre; “Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hakime beyan ederler. Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek mirasbırakanın son arzularını bir tutanağa geçirtebilirler.”
4721 sayılı TMK’nın 540. maddesinde de belirtildiği üzere; tanıklar ya müteveffanın son arzularını belgeleyip bu belgeyi hakime sunarlar ya da kendi düzenledikleri belgeyi hakime sunmayıp, hakim önünde müteveffanın son arzularını beyan edip bunların tutanak altına alınmasını isteyebilirler. Bu durumda, hakim önünde bu beyanların tek tek yazıldığı bir tutanak düzenlenir ve bu tutanak tanıklar tarafından imzalanır. Tanıklar ayrıca, her ne kadar TMK 540/II’de belirtilmemişse de, vasiyetçinin, başka türde vasiyetname yapmasını engelleyen bir olağanüstü halin varlığını ve vasiyetçiyi ölüme bağlı tasarruf yapmaya ehil gördüklerini beyan ederler. ( Dural M. – Öz T., Türk Özel Hukuku, Cilt IV Miras Hukuku, İstanbul 2013, s.97)
Kanunun lafzi yorumundan da anlaşılacağı üzere, kendisine sözlü vasiyetin tutanak altına alınması için başvurulan hakim, sözlü vasiyetin şartlarını ve geçerliliğini tartışmadan sadece vasiyetnameyi tutanağa geçirmekle yetinir. Buna göre mahkeme hakiminin sadece vasiyetnameyi zapta geçirmekle yetinmesi gerekirken, işin esasına girerek sözlü vasiyetin, kanundaki şartları taşımadığından bahisle istemin reddine karar vermesi yerinde değildir.
Bu nedenle, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşündüğümüzden, Sayın çoğunluğun yerel mahkeme kararının onanması yönündeki kararına katılamamaktayız. 08.12.2015