YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12743
KARAR NO : 2016/6082
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının,…1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 8.6.2010 tarihli kamulaştırmasız el atma bedeline ilişkin ilamına istinaden…6 İcra Müdürlüğü’nün 2010/6036 esas sayılı dosyasıyla 18.6.2010 tarihinde takip başlattığını, ardından 23.08.2010 tarihinde, davalı vekilinin, müvekkili belediyeye müracaatla mahkeme kararı gereği hükmedilen ana para, faiz ve masraf olarak 110.000 TL bedelin icra dosyasına ödenmesi halinde başkaca herhangi bir hak talep etmeyeceklerini yazılı olarak taahhüt ettiğini, bu taahhüde göre 110.000 TL ödemenin 29.9.2010 tarihinde icra dosyasına yapıldığını; ancak, bu taahhüde rağmen davalının bakiye alacaktan feragat etmeyerek 07.03.2011 tarihinde 11.790 TL haczen tahsil ettiğini belirterek; fazla tahsil edilen 11.790 TL’nin faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama esnasında davalının ölü olması nedeniyle mirasçılarını davaya dahil etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; dava tarihinde murisleri davalı …’un ölü olduğunu, davanın mirasçılara yöneltilemeyeceğini, kamulaştırmasız el atma bedelinin mahkeme kararı ile 81.826,92 TL olarak belirlendiği halde davacının takiple dahi ödemekten kaçındığını; oysa, kamulaştırma bedelinin peşin olarak ödenmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; sulh ve feragate yetkili vekil tarafından taahhütte bulunulduğu, davacı … tarafından yapılan ödemeyle birlikte borcun sona erdiği, 07.03.2013 tarihinde belediye tarafından fazladan ödenen 11.790 TL ‘den harç kesintileri yapıldıktan sonra alacaklı vekiline 11.554.20 TL’nin 08.03.2011 tarihinde ödendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 11.554.20 TL’nin 07.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 35 ve 397. maddelerine göre aksi sözleşme ve taraflarca kararlaştırılmadıkça gerek temsil yetkisi gerekse vekalet ilişkisi ölümle sona erer.
Somut olayda;…1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.09.2009 tarih, 2009/202 E. 2010/130 K. sayılı ilamı ile kamulaştırmasız el atma bedeli olarak davalı … lehine 81.826,92 TL tazminata karar verildiği, bu ilama istinaden davalı …’un 08.04.2009 tarihli vekaletnamesi ile vekili tarafından davacı … hakkında…6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6036 Esas sayılı dosyasında 18.06.2010 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip konusu 110.000 TL’nin 29.09.2010 tarihinde, 11.790 TL’nin 07.03.2011 tarihinde davacıdan tahsil edildiği; davacı tarafından sunulan, … vekili tarafından imzalı tarihsiz adi yazılı belgede ” …. 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6036 E. sayılı dosyasında güncel borcun 118.900 TL olduğu, bu miktara karşılık 110.000 TL ödenmesi halinde başkaca talebimiz olmayacaktır.” şeklinde yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; davalılar murisi…’in 22.04.2010 tarihinde öldüğü, dava dilekçesinde davalı vekilinin tüm alacak karşılığı 110.000 TL talepte (23.08.2010 tarihinde) bulunduğuna ilişkin beyanı dikkate alınarak araştırma yapılması, murisin taahhüt tarihinde ölü olması halinde ölümle vekalet sona ereceğinden yapılan taahhütün davalılar murisine izafe edilemeyeceği değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.