Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12759 E. 2016/6080 K. 20.04.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 13:32


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12759
KARAR NO : 2016/6080
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirket ile özel trafo sözleşmesi yaptığını, 22.07.2010 tarihinde ... görevlilerinin gelerek 10 yıllık ömrünü tamamladığı gerekçesi ile sayacı söktükleri ve 23.07.2010 tarihinde yenisini taktıklarını; ancak, yılbaşından birkaç gün sonra davaya konu kaçak elektrik ve ek tüketim adı altında toplam 26.265,20 TL'lik ceza kesilerek müvekkiline gönderildiğini; sayaç sökülürken davacı hazır olmadığı halde hazırmış gibi işlem yapıldığını, sayaç sökülürken üzerindeki ...'a ait mühürlerin sağlam olduğunun belirtildiği, sayacın söküldüğü tarih ile araç muayene raporunun verildiği tarih arasında 3 ay olduğu ve bu süre zarfında sayaca dışarıdan müdahale edilebileceği, bu nedenle müvekkilinin kaçak kullanımı olmadığını belirterek; davalı şirkete 26.265,20 TL (tüm fer'ileri ile birlikte) borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, esasa ilişkin olarak da; dava konusu sayaca ait mühürlerin tahrip edilerek, sayaca müdahale edildiğinin sabit olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı kurum görevlilerince hazırlanan tespit tutanaklarındaki davacıya ait olduğu belirtilen imzaların bilirkişi incelemesi ile davacıya ait olmadığının tespit edildiği, tutanakların geçerli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davacının, davalıya davalı şirkete toplam 26.265,20 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 20.11.2013 tarih, 2013/13408 E., 2013/16332K. Sayılı ilamı ile "...Şu halde; her ne kadar sayacın değiştirilmesine ilişkin tutanaklardaki davacı adı altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olsa da davacının abone olduğu sayaç üzerinde yapılan incelemede sayacın mühürlerinin bozuk ve numaratörle oynandığının..... Ölçüler ve Ayarlar Şube Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş olması ve yukarıda bahsi geçen yönetmelik hükmü karşısında davacının kaçak kullanımının sabit olduğunun kabulü gerekmektedir. O halde mahkemece yapılacak iş; davacının kaçak kullanımının bulunduğunun tespiti ile uzman bilirkişi tarafından hazırlanacak rapor ile davacının varsa borçlu olmadığı miktarın tespiti yönünde araştırma yaparak sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır..." gerekçesiyle, hüküm bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ise, davanın kısmen kabulü ile; davacının 277880 nolu sayaca ilişkin olarak ... nolu Kaçak Elektrik Tüketim Tahakkuku ve....nolu Kaçak Ek tahakkuku uyarınca davalı şirkete 4.623,17 TL borçlu olduğunun tespiti ile davanın bu yönü ile reddine, 21.642,03 TL borçlu olmadığının tespitine, davanın bu miktar açısından kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Somut olayda; mahkemece, hükme esas alınan elektrik bilirkişi raporunda; kurulu güç esas alınmak suretiyle ve ziraat bilirkişi tarafından 2010 yılında taşınmazdaki ekili ürüne göre kullanılabilecek su miktarı üzerinden 2 ayrı yöntemle hesaplama yapıldığı, mahkemece ziraat bilirkişi raporuna göre kullanılabilecek elektrik miktarı üzerinden hesaplanan 3.091,67 TL kaçak ve 1.531,50TL ek tahakkuk bedeli olmak üzere toplam 4.621,17TL davacının borçlu bulunduğuna ilişkin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; uyulmasına karar verilen bozma ilamı ile davacının kaçak elektrik kullandığı sabit iken mahkemece, kaçak tüketim döneminde kullanılabilecek elektrik miktarı üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınmış; bilirkişinin kurulu güç esas alınmak suretiyle yaptığı inceleme ise hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilerek, bilirkişi heyetinden davalının davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul kararı hükümlerine göre, kaçak tespit tutanağında tespit edilen kurulu güç üzerinden hesaplanması konusunda hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınması, davalının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının bu şekilde belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.