Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12977 E. 2016/6261 K. 21.04.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 12:52


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12977
KARAR NO : 2016/6261
KARAR TARİHİ : 21.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılardan.... ve ... vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12.04.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden bir kısım davalılar vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan davacı asil ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçe zorunlu görüldüğünden, Yargıtay Kanununun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin başka bir güne bırakılması uygun görüldüğünden, 21/04/2016 tarihinde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında otel işletmeciliği hususunda adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'nın, 14.02.2008 tarihinde davalı şirketten otel kiraladığını, 05.06.2008 tarihinde otel ve restoran kafeterya işletmeciliği sicilini aldığını, otelde yapılacak tadilat masraflarının kira bedelinden düşüleceği yönünde kiraya verenle uzlaşıldığını, davalı ...'nın otelin tadilatıyla ilgili harcamalara katılmadığını, harcamaları müvekkilinin yaptığını, davalı ...'ın vergi levhasını müvekkilinden habersiz davalı ... adına geçirip, müvekkiline otel üzerinde herhangi bir hakkının olmadığını belirttiğini, davalıların müvekkilinin otel için yaptığı harcamalardan dolayı davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı ... cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacı ile aralarında adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, oteli işletmeye açtıklarını, elde ettikleri gelir ile otelin zaruri işletme giderlerini dahi karşılayamadıklarını, yapılacak tadilatlara karşılık ilk üç yıl kira bedeli ödenmemesine rağmen oteli işletmek ve hizmet verebilmek için zaruri giderleri dahi karşılayamadıklarından kira döneminin son yılı, davacının da onayı ile kira sözleşmesini feshettiklerini savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalılar... ile ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkillerinin sebepsiz zenginleşmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının yaptığını iddia ettiği masrafları sebepsiz zenginleşme kurallarına göre kısmi dava olarak talep ettiğini, talep olunan masrafların hesaplanıp belirlenebilir olması nedeniyle kısmi davaya konu edilemeyeceğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 114.408,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm; davalı ..., davalı ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; alacak istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; davalıların, davacı aleyhine sebepsiz zenginleşip zenginleşmedikleri noktasında toplanmaktadır.
Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir.
Tarafların, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş gerekçe bölümünün bulunması zorunludur.
Mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olmalıdır. (1982 Anayasası m. 141/3)
Hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler gösterilmelidir.(HMK m. 297/1-c)
Bir hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (HMK m. 297/2)
Somut olayda mahkeme hükmünün; yukarıda açıklanan nitelikte yasal gerekçe içermediği, bu haliyle de hem Anayasa'nın 141/3.maddesine, hem de HMK'nın 297. maddesine aykırı olduğu açıktır.
Hal böyle olunca; ortada yasanın aradığı anlamda gerekçeli bir hükmün olmaması ve denetlenebilecek gerekçeli bir kararın bulunmaması nedeniyle, temyize konu karar, usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalı ..., davalı ... ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan ... ve ....'ye verilmesine
ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







.