Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/13703 E. 2015/20191 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13703
KARAR NO : 2015/20191
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ….. AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki asıl yoksulluk nafakasının kaldırılması davası ile birleşen yardım nafakasının kaldırılması davası üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde;… Aile Mahkemesinin … Esas ve …. Karar sayılı ilamı ile davalı … lehine 200,00 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, davalının kendi adına kayıtlı evinin olup, babasından yetim maaşı aldığını, davalının üzerine kayıtlı malların olması ve ek olarak maaş almasının yoksulluk nafakasını engelleyen bir durum olduğunu, müvekkilinin ise emekli maaşı ile geçinen yaşlı biri olup, evinin olmadığını, ekonomik durumunun kendisine yetmediğini belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ….. Mahkemesinin 2009/197 Esas ve 2010/325 Karar sayılı ilamı ile davalı …. lehine 125,00 TL yardım nafakası bağlandığını, davalının memur olarak ….. bünyesinde işe girmiş olup oldukça iyi bir maaş aldığını, bu nedenle nafaka almayı gerektiren bir durumun kalmadığını belirterek yardım nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl dosyada davalının ev satın aldığını, ev kredisi borcu ödediğini, çocukların masrafı olduğunu, davalının babasına ait evde yaşadığını, yoksulluğun kalkmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, birleşen davada ise; davalının nafakanın kaldırılması için ilgili icra dairesine başvuruda bulunduğunu, bu itibarla açılan nafaka davasının konusuz kaldığından bahisle açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı Merve aleyhine açtığı 2014/272 Esas sayılı yardım nafakasının kaldırılması davasının, fiili ve hukuki irtibat nedeniyle yoksulluk nafakasının kaldırılması davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, davalıların yoksulluk durumlarının ortadan kalktığı gerekçesi ile asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Asıl davadaki yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazları yönünden ise;
TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Tarafların sosyal-ekonomik durumlarının araştırmasından; davacının emekli olduğu, aylık 1.667 TL emekli maaşı aldığı, bir adet taşınmaz kaydı olduğu; davalının ise vefat eden babasından dolayı 15.07.2013 tarihinden itibaren 831 TL yetim aylığı aldığı, TOKİ’den ev sahibi olduğu, intikalen gelen taşınmaz maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında “asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını veya yoksulluk nafakasının ortadan kaldırılmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmemiştir.
Ancak, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi, azaltılması talebini de içermekte olduğundan, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
O halde; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, nafakanın kaldırılması isteminin aynı zamanda nafakanın azaltılması istemini de kapsadığı gözetilerek, davalının aylık düzenli olarak elde ettiği gelirin davalıyı yoksulluktan tamamen kurtarmadığı, ancak mali durumunu olumlu yönde değiştirdiği dikkate alındığında nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken davanın tümden kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.