Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/14447 E. 2016/6556 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14447
KARAR NO : 2016/6556
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davalar yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi asıl davacı birleşen davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 26/04/2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalılar vekili Av… geldi. Karşı taraf davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde murisin, müvekkili olan davacı lehine 7.1.1982 tarih, 549 yevmiye nolu, 3.2.1997 tarih ve 4137 yevmiye nolu vasiyetnameler ile, muayyen mal vasiyetinde bulunduğunu, ancak sonradan yaptığı 25.3.2008 tarihli vasiyetname ile bu vasiyeterden rücu ettiğini, 25.3.2008 tarihli vasiyeti yaptığı sırada murisin fiil ehliyetine haiz bulunmadığını beyan ederek, 25.3.2008 tarihli rücu vasiyetinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ise açtıkları birleşen davalar ile, 07.01.1982 tarih, 549 yevmiye nolu, 03.02.1997 tarih ve 4137 yevmiye nolu (davacı lehine mal vasiyeti yapılan) vasiyetnamelerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davalar yönünden ise, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; vasiyetnamenin düzenlendiği sırada miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yerel mahkeme tarafından yargılama sırasında ,murisin işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olup olmadığının tespiti için, … 4. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmış, alınan bu raporda, 25.3.2008 tarihli vasiyeti yaptığı sırada murisin fiil ehliyetine haiz bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya içeriğinden, murise 24.7.2008 tarihinde mahkeme tarafından yasal danışman atanmasına karar verildiği, bu karar öncesi vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten 21 gün önce mahkemece alınan 04.03.2008 tarihli sağlık kurulu raporunda “…ileri yaşlılık ve yaşlılığa bağlı bilişsel yetersizlik saptandığı, bu durumun kişinin ayırt etme gücünü etkileyeceği, medeni hakların korunması bakımından murise yasal danışman atanmasının uygun olacağı…” bildirilmiştir.
Bu durum itibariyle, muris hakkındaki … Raporu ile, sağlık kurulu raporu arasında çelişki bulunmaktadır.
2659 sayılı … Kurumu Kanunu’nun 15/f.maddesinde; … Genel Kurulu’nun, … İhtisas Kurulları ile … Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşleri arasında da ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyip, kesin olarak karara bağlayacağı hükme bağlanmıştır.
Öyle ise mahkemece, murisin vasiyetnamenin düzenlediği 25.3.2008 tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda … Genel Kurulundan rapor alınarak, yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davacının ve katılma yoluyla temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.