Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/14476 E. 2016/12102 K. 24.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14476
KARAR NO : 2016/12102
KARAR TARİHİ : 24.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; tarafların on kök zeytin ağacının satımı karşılığında 4.000.00 TL ödenmesi için anlaştıklarını, davalının 400.00 TL ödemeyi teklif ettiğini, başlatılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; ağaçlardan 3 ton odun elde edildiğini, 400.00 TL’ye anlaştıklarını, davalının borcunu ödediğini belirterek davanın reddine ve tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine, takip haksız ve kötüniyetli olduğundan 4.000.00 TL nin %20’si oranında tazminatın davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, kötü niyet tazminatı, İİK’nın 67/2.maddesinde hükme bağlanmıştır. İtirazın iptali davasında, davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya red olunan alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder.
Somut olayda; davacının icra takibinde bulunurken ve dava açarken haksız ve kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmamaktadır. Anılan neden ile, mahkemenin, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmesi isabetli bulunmamıştır.
Bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği ve “hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından, hükmün HUMK 438/7, c/2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. Hükmün 2.fıkrasının tamamen çıkarılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.