YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15147
KARAR NO : 2016/12207
KARAR TARİHİ : 27.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı Kurum görevlilerince kendilerine 22/12/2010 tarihinde 86,863 TL kaçak tahakkuku ve 181.941 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplamda 268.804 TL kaçak ve kaçak ek tahakkuk yaptığını, müvekkiline kaçak ve kaçak ek tahakkuku yapılan 01/02/2009-01/12/2010 tarihleri arasında 96.000 TL normal fatura çıkarıldığını, akabinde aynı dönem için bu kez kaçak tahakkuku adı altında 268.804 TL lik fatura çıkarılmasının hakkaniyete hukuka aykırı olduğunu beyanla, 22/12/2010 tarihinde 86.863 TL kaçak tahakkuku ve 181.941 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 268.804 TL kaçak ve kaçak ek tahakkuku faturasının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan 22.02.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı tarafa dava tarihi itibariyle 219.479,32 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; sözkonusu karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesinde; Gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15.maddesinde de; Kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olayda; Sayaç Ayar Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17.08.2010 tarihli raporda, TC mühürlerinin sökülerek TC mühür standartlarına uymayan mühür takıldığı, sözkonusu sayacın yapılan iç muayenesinde ise ana kartın çıkartılıp tekrar takıldığını gösteren tornavida izlerinin olduğu, optik portla yapılan hafıza bilgileri okumasında sayaç üst kapağının 07/02/2004 tarihinde saat 17:09 da açıldığını gösteren kaydın olduğu, sayaç numaralarının da birbirini tutmadığı belirtilmiştir.
Davacının, sayaca müdahalesi sabit olup davacı hakkında, tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre, kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu doğrultuda dosyada kaçak elektrik bedelinin tespitine yönelik 5 ayrı bilirkişi raporu alınmış; tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine ve 622 sayılı EPDK kararına göre tanzim olunan 19.02.2013 tarihli kaçak elektrik tüketim bedelini 86.863,85 TL, Kaçak ek tüketim bedelini 140.430,56 TL olarak hesaplayan üçlü bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve 622 sayılı EPDK kararı 1/E fıkra b.3 uyarınca yapılan kaçak tahakkuku ve B1-a maddesi son paragrafı çerçevesinde kaçak tüketime ek olarak yapılan hesaplamalar dönemi içinde kalan, varsa daha önce yapılmış tahakkuk miktarlarının tenzili gerekirken, bu yön gözardı edilerek 22.02.2013 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Hal böyle olunca, davalının davacı taraftan isteyebileceği dava konusu bedellerin (kaçak ve kaçak ek tahakkuku), kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan EPMHY ve 622 sayılı EPDK kararı hükümlerine göre hesaplayan 19.02.2013 tarihli üçlü bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve varsa aynı döneme ilişkin yapılan tahakkukların tenzili gerekmekte olup , aksine hüküm tesisi isabetsizdir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.