Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/15348 E. 2015/18799 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15348
KARAR NO : 2015/18799
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/12/2014
NUMARASI : 2014/1278-2014/883

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalının işyeri elektrik abonesi olduğunu, tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 21.05.2012 tarihli karar ile davanın kısmen kabulü ile, takibin 5.365,06 TL asıl alacak, 3.433,54 TL işlemiş gecikme zammı ve 618,04 TL gecikme zammı KDV’si olmak üzere toplam 9.416,64 TL üzerinden devamına karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20.03.2014 tarih ve 2014/2488 Esas- 2014/4458 Karar sayılı ilamı ile “… davacı kurum tahakkuk ettirilen 2003/1, 2003/7, 2003/9 ve 2004/5.dönem fatura bedellerinin tahsili için davalı aleyhine takip başlatmıştır. Mahkemece, talep edilen dava konusu bedelin hesaplanması için bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, tahakkuk dönemlerinde yürürlükte olan iki ayrı yönetmelik hükümlerine göre ayrı ayrı değerlendirme ve hesaplama yapılmamıştır. Davacı talebine ilişkin hesaplamanın, tahakkuk tarihleri dikkate alınarak, 01.03.2003 tarihinden önceki tahakkuklar için Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği hükümlerine, bu tarihten sonraki tahakkuklar için ise Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre ayrı ayrı yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davacının davalı taraftan isteyebileceği takibe konu bedelin, tahakkuk tarihleri dikkate alınarak 01.03.2003 tarihinden önceki tahakkuklar için Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği hükümlerine, bu tarihten sonraki tahakkuklar için ise Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre ayrı ayrı hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin Yargıtay’ca verilen bozma kararına uyması sonucunda kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde karar vermesi gerekir. Buna göre Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır, bozma gereğince işlem yapmak durumundadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma ilamı doğrultusunda bir inceleme yapılmamıştır.
Bozma kararına uyulduğu halde, gerekleri tümü ile yerine getirilmeden, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek bozma kararına aykırı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; hükmüne uyulan bozma kararı gözönüne alınarak, dosyanın 3 kişilik yeni bir uzman bilirkişi kuruluna verilerek, bilirkişi heyetinden davacının davalı taraftan isteyebileceği takibe konu bedelin, tahakkuk tarihleri dikkate alınarak 01.03.2003 tarihinden önceki tahakkuklar için Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği hükümlerine, bu tarihten sonraki tahakkuklar için ise Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre ayrı ayrı hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.