YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15411
KARAR NO : 2017/1906
KARAR TARİHİ : 23.02.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 1985 yılında Kozaklı ilçesinde kurulu bulunan S.S. … Evler Yapı Kooperatifinin 132 konutluk işini yapmayı üstlendiğini, daha sonra kadastrosu yapılan arazideki dört konutun davalı … arazisine yapıldığının anlaşıldığını, kooperatif tarafından bu dört inşaat için kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, kendi malzemesiyle inşa edilen bu konutların bedeli karşılığında arsalarının mülkiyetlerinin kendisine devredilmesini davalı belediyeden talep ettiğini, davalının rayiçlerin çok üzerinde bir teklif getirdiği için anlaşamadıklarını, 1993 ve 1994 yıllarında yapılan yazışma ve sözlü görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine mülkiyetin hükmen devri için Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın 13.04.1995 tarihinde reddedildiğini, bu davadan sonra söz konusu dört konut için harcanan malzeme ve işçilik bedeli kadar tazminat ödenmesi talepli bir dava daha açtığını, yapılan keşif sonucunda bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre kendisinin harcadığı malzeme ve işçilik bedeli toplamının 2.165,92 TL. olarak tespit edildiğini, yargılama sonunda davanın 25.02.1999 tarihinde reddedildiğini, daha sonra yaptığı araştırmada mahkeme hükmüne dayanak yapılan Encümen kararının sahte olduğunu tespit ederek, belediye başkanı ve kararda imzası bulunan belediye encümen üyeleri hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle şikâyetçi olduğunu, adı geçen şahıslar hakkındaki ceza davasında Belediye Başkanı (yargılamaya izin verilmemesi) hariç diğer sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiğini, temyiz edilen bu kararın bozulması sonrasında yapılan yargılamada ise davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, kararın 20.02.2006 tarihinde kesinleştiğini, davalı belediyeden hakkını henüz alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bedelin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, davalı arsasına kendi malzemesi ile yaptığı dört adet konutun malzeme bedeli ve işçilik bedeli olarak Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/200 Esas sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporunda hesaplanan 2,165.92 TL alacağının dava tarihi itibariyle güncellenerek, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 19.03.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 110.867,49 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi ibraz etmemiş, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı tarafından davalı … arazisine kendi malzemesi ile yaptığını ileri sürdüğü dört adet konutun malzeme ve işçilik bedelinin ödenmesi hakkında daha evvel açtığı Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/200-1999/36 E.K. sayılı dosyasında davanın reddine dayanak olarak gösterilen davalı belediyenin 04.03.1996 tarih ve 37 sayılı encümen kararının, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/151 E. 2003/12 K. sayılı kararı ile sahte olduğunun saptanması üzerine, dava konusu bedelin tahsiline ilişkindir,
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının MK.648 ve 650. maddelerine istinaden mülkiyetin devri için Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davanın 13.04.1995 tarih ve 1994/205 E. 1995/75 K. sayılı kararı ile aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedildiği, hükmün Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 06.10.1995 tarih ve 1995/5420-6881 E.K. sayılı ilamı onandığı, bu dava sonrasında davacının dava konusu konutların malzeme ve işçilik bedeli için Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın 25.02.1999 tarih ve 1996/200 E. 1999/36 K. sayılı kararı ile davaya konu dört adet binayı kendi malzemesi ile yaptırdığını ve bedellerinin iş sahibi kooperatif tarafından kendisine ödenmediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 30.09.1999 tarih ve 1999/4349-6551 E.K. sayılı karar ile onandığı, davacının karar düzeltme talebinin ise Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 20.12.1999 tarih ve 1999/9434-9797 E.K. sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine kararın 20.12.1999 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
… Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/151 E. 2003/12 K. sayılı dosyasında 21.01.2003 tarihli karar ile sanıklardan belediye başkanı ( yargılamaya izin verilmemesi nedeniyle) hariç diğer meclis üyeleri hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verilmiş, kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.05.2004 tarih ve 2004/126-6775 E.K. sayılı karar ı ile bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada 14.12.2004 tanih ve 2004/235-368 E.K. sayılı karar ile davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.12.2005 tarih ve 2005/8042 -13886 E.K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Eldeki dava 26.08.2013 tarihinde açılmıştır.
HUMK’nun 445-454. (HMK’nun 374-381.) maddelerinde yer alan yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı maddi anlama kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükmü bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.Yargılamanın iadesi sebepleri HUMK’nun 445.(HMK’nun 375.) maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır.
Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/200 E. 1999/36 K. sayılı dosyası ile eldeki dava dosyasının dava sebebinin, tarafların ve konularının aynı olduğu tartışmasızdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33.maddesi (mülga 1086 sayılı HUMK’nun 76.maddesi) uyarınca; davanın esası olan maddi olayların ileri sürülmesi taraflara ait ise de, dava dilekçesini bir bütün olarak değerlendirerek, davayı nitelendirmek ve uygulanacak kanun maddesini belirlemek hakime aittir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.10.2013 gün, 2013/5-603 Esas, 2013/1503 Karar sayılı ilamı.)
Hal böyle olunca, olayların gelişimi, dava dilekçesinin içeriğindeki anlatımlar ve ifadeler karşısında, mahkemece; uyuşmazlık hakkında HUMK.nun 445. vd. maddeleri kapsamında inceleme ve araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.