Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/15671 E. 2016/2698 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15671
KARAR NO : 2016/2698
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tarımsal sulama abonesi olduğunu, davalı … tarafından 24.10.2011 tarihinde gönderilen endeks esaslı olmayan tahakkuka yönelik fatura ile davacıdan 1.733.749.40 TL elektrik bedelinin tahsilinin talep edildiğini bu miktarın abone için hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde fazla olduğunu belirterek, faturanın iptali ile, borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; faturadan haberdar olduklarında faturayı iptal ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece; dava açıldıktan sonra davaya konu faturanın davalı tarafından iptal edilmesi nedeniyle davanın konusu kalmadığından bahisle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine 1.200 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2014/3524 Esas – 7780 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuş, mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karar verilmesinden sonra, 18.11.2014 tarihli 2. kararında 15.599.80 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş;
Dairemizin 20.05.2014 tarih ve 2014/3524 Esas – 7780 Karar sayılı Bozma ilamı üzerine verilen 2. hükümde Dairemizin 03.03.2015 tarih ve 2015/191 Esas- 2015/339 Karar sayılı ilamıyla, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.’nin 6.maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.” 12.maddesinde ise; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla, Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir” hükmü getirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan usul ve yönteme göre AAÜT’nin üçüncü kısmında belirlenen oranlarda vekalet ücretinin hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozma konusu yapılmıştır .
Dairemizin 03.03.2015 tarih ve 2015/191 Esas- 2015/339 Karar sayılı 2. bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ; “Dava açıldıktan sonra davaya konu fatura davalı tarafından iptal edildiğinden bu nedenle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir olunan 75.412,40.TT Vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,” karar verilmiş; sözkonusu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2015 yılı AAÜT’nin 6.maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.”
Somut olayda, niza konusu faturanın davalı kurum tarafından davanın açıldığı 09.12.2011 tarihinden sonra fatura itiraz değerlendirme kararı ile 21.12.2011 tarihinde iptal edilmiş olduğu ve bu şekilde davanın konusuz kaldığı, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; ancak 09.04.2012 günlü ön inceleme duruşmasında taraf vekillerinin sulh olmadıklarını beyan edip faturanın iptaline ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadıkları bu cihetle yargılamanın devam edip tahkikat aşamasına geçildiği, yapılan yargılama sonucunda 20.11.2012 günlü celsede davanın karara çıktığı, anlaşılmıştır.
Davacı dava konusu 1.733.749,40 TL lik faturanın iptali istemiyle dava açmış; ancak belirtilen tutar üzerinden harcı ikmal etmemiş; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda herhangi bir ıslah talebinde de bulunmamıştır.
Harç makbuzunda dava değeri 17.337,40 TL olarak gösterilmiş, bu miktar üzerinden davacı tarafça harç yatırılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; harçlandırılmış dava değeri üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava konusu fatura değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” fıkrasının 3.bendinde yer alan “Avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir olunan 75.412,40.TL Vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine…” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine; “ Avukatlık asgari ücret tarifesi 6. maddesi ve Usuli müktesep hak müessesesi uyarınca 15.599,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine…” ifadesi yazılmak suretiyle usulün 438/7 maddesi uyarınca; hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.