Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/15815 E. 2015/18097 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15815
KARAR NO : 2015/18097
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2015
NUMARASI : 2014/763-2015/284

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ortak çocuk için ödenen aylık 500.00.TL iştirak nafakasının yetmediğini ihtiyaçlarını karşılayamadığını ileri sürerek; 2.000.00.TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, iştirak nafakasının 1.300.00.TL’ye yükseltilmesine, nafakanın ileriki yıllarda TÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 327/1.maddesinde; Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın, 328/1.maddesi hükmü gereğince; Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1. maddesi)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK.’nun 331. maddesine göre de; Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler, hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda; küçük Doğa’nın 15/06/2008 doğumlu olduğu, özel okula gittiği; babanın pilot olduğu, 7.000.00.TL maaş aldığı, 1.100.00.TL ev kirası ödediği; annenin markette çalıştığı, 1.400.00. TL maaş aldığı, babasının evinde kaldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ortak çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacının da çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katılma yükümlülüğünün bulunduğu gözetildiğinde; takdir edilen nafaka miktarı çok olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
O halde, mahkemece; TMK’nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre, makul miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken; taraflar arasındaki dengeyi bozacak şekilde nafakaya hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bu konu bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, HMK’nun 26.maddesinde; “Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez” düzenlemesi yeralmaktadır.
Hakim, davacının talebi ile bağlı olup, bu talepten fazlasına karar veremez. Bunun gibi hakimin talepten başka bir şeye de hüküm vermesi yasaktır. Buna karşılık, mahkeme yapılan tahkikat sonunda gerçekleşecek duruma göre talepten noksanına hüküm verebilir.
Mahkemece, davacının talebi olmadığı halde, talebi aşar şekilde takdir edilen nafakaya gelecek yıllar için artış oranı belirlenmesi de isabetli bulunmamıştır .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.