Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/16065 E. 2015/18086 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16065
KARAR NO : 2015/18086
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2014
NUMARASI : 2012/271-2014/180

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen davalı kurumun davacıya ait soğutma deposunun elektriğini herhangi bir ihtar yapmadan kestiğini, davacının jeneratör kullanarak soğutmaya devam etmesine rağmen depodaki gıdaların bozulduğunu, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/40 D.iş sayılı dosyasıyla tespit yaptırıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 53.740,00 TL maddi ve 10.000, TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 30.06.2015 tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talep sonucunu 69.608,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevabında; Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyasındaki tedbir kararı ile yeniden elektrik verildiğini, ancak 5 ay sonra sistemin otomatik kesme üretmesi nedeniyle davacının elektriğinin hata sonucu kesildiğini, davacının kesintinin hemen ardından kurumu arayarak durumun düzeltilecek olmasına rağmen bir başvurusu olmadığını, zararın önlenmesi veya azaltılması mümkün iken haksız kazanç sağlamak amacıyla malların iyice bozulmasını beklediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalı kurumun elektriğin kesilmesi eyleminde tam kusurlu olduğu, davacının işletmesinde jeneratör olmasına rağmen kesintinin uzun sürmesi ve hava şartları nazara alındığında davacının zararının oluşmasına engel olamadığı, davacıya yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle 69.608,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve davacının ispatlanamayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elektrik enerjisi kesintisi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TBK’nun 52/1. (BK’nun 44/1.) maddesinde, “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” hükmü getirilmiştir
Dosya kapsamından; davacıya ait soğuk hava deposunun tesis trafosunu besleyen yüksek gerilim atlama iletkenlerinin 07.07.2012 tarihinde davalı kurumca kesildiği, davacının elektrik kesintisini davalı kuruma bildirmediği kesilen elektriğin açılması için herhangi bir talepte bulunmadığı, elektrik kesintisi nedeniyle meydana gelen zararın tespiti için 09.07.2012 tarihinde Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti davası açtığı, 12.07.2012 tarihinden mahkeme heyetince keşif yapıldığı, hazırlanan bilirkişi raporunda soğutma deposunda bulunan jeneratörün yetersiz kaldığı anlaşılmakla, belirtilen hususların müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği halde, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde maddi tazminata ilişkin talebin tümüyle kabulüne ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan hususlarda araştırma yapılarak ve davacının olayda zararın artmasında kusur oranının belirlenmesi konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak, kusur durumunun net bir şekilde tespit edilmesinden sonra TBK’nun 52.(BK’nun 44.) maddesi gereğince tazminat miktarından indirim yapılmasına karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.