Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/16397 E. 2016/14366 K. 12.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16397
KARAR NO : 2016/14366
KARAR TARİHİ : 12.12.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı borçluya karşı yersiz ödenen özel hizmet ve yan ödeme bedellerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı, davanın reddini istemiştir .
Mahkemece; başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın 8.248,67 TL asıl alacak üzerinden iptaline, işlemiş faize ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir .
1 – Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 818 sayılı BK’nun 101.maddesinde “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117.maddesinde bu hüküm ”Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre; borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda; icra takibi başlatılmadan önce 23/02/2009 tarihinde davalının yersiz ödenen bedeli iade etmesi gerektiğini bildiren yazıyı tebliğ aldığı, borcunu 7 gün içinde ödemesi gerektiğinin anılan tarihte davalıya bildirildiği, bu durumu cevap dilekçesinde davalının da kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda temerrüd tarihi ( 03/03/2009 ) ile icra takibi tarihi (04/06/2009) arasında işlemiş olan faizin uzman bilirkişiye hesaplatılması, işlemiş bu faiz yönünden davacının talebinin kabulü gerekmektedir. Mahkemece, davacının işlemiş faize ilişkin talebinin reddedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler ile davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenler ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.