Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/16790 E. 2016/1765 K. 15.02.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 07:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16790
KARAR NO : 2016/1765
KARAR TARİHİ : 15.02.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dilekçesinde; davalı ile 02\03\1988 tarihinde evlendiklerini, 26 yıllık evlilik süresince davalı eşi tarafından pek çok kez fiziksel ve sözel şiddete maruz kaldığını, son olarak 12\05\2014 tarihinde annesini doktora götürmek için çıkarken eşinin gitmesine izin vermediği, ağza alınmayacak hakaretler ve küfürler ettiği, üzerine yürüdüğü, boğazını sıktığı, elindeki evin anahtarını zorla alıp, "defol git bir daha gelme" diyerek evden kovduğunu belirterek, 750.00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacı eşinin kendisi emekli olduktan sonra maaşını elinden alacağını söyleyerek kendisini sürekli tehdit ettiğini, davacının kendisinden nafaka alabilmek için kendisine şiddet uygulandığını söyleyerek müşterek evi terk ettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğunu, talep edilen nafakayı ödeyemeyeceğini, aylık 250.00 TL kısmı yönünden kabul ettiğini belirtmiştir.
Mahkemece; davacı kadının ayrı yaşamada haklı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile, davacı için aylık 300.00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
4721 sayılı TMK'nun 186\3 maddesinde, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılacağı ifade edilmiş, 197\2 maddesinde de; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin malların yönetimine ilişkin önlemleri alır, denilmiştir. Tedbir nafakasının niteliği gereği davalı (koca) evlilik birliğinin giderlerine gücü oranında katılmalıdır.
Somut olayda; tarafların yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının; çalışmadığı, 2 yetişkin çocuğunun olduğu davalının; SGK'dan emekli olduğu, 1.600 TL civarında maaşının olduğu, 2 katlı evinin olduğu, arabasının olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve özellikle davalının gelirine göre takdir edilen nafaka miktarı hak ve nesafete uygun olmayacak şekilde düşüktür. Tedbir nafakası miktarının takdir edilmesinde davalının geliri ve tarafların birlikte yaşadıkları sırada davacının alıştığı geçim şartlarının da dikkate alınması gerekir.
Mahkemece davacı tarafın geçimi ve bakımı için davalının geliri ile orantılı olacak şekilde TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak davacı eş yönünden daha uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.