YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17210
KARAR NO : 2016/6223
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili,…Bakanlığına bağlı … Devlet Hastanesinin 2008 yılında yeni hizmet binasına geçtiğinde kurulan elektrik trafosunun kullanıma başlanmasını müteakip gelen elektrik faturalar normal sınırların ve fiili kullanımın çok üzerinde gelmeye başladığını, önceki hizmet binasındaki teknik donanım ile yeni binadaki donanımın aynı olduğunu, buna rağmen faturaların hastanenin cihaz donanımı ve fiili kullanabileceği miktarların çok üzerinde olduğunu öne sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, davalıya ayrı ayrı ödenen 52.632,50 TL, 115.465,530 TL, 52.596,700 TL ve 16.747,86 TL’lik elektrik faturası bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sayaç değerleri üzerinden yapılan otomatik dönem tahakkuklarının yüksek olduğu iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kurumun faturaları endeks değerlerine göre tahakkuk ettirdiği, enerji bedelinin yüksek gelmesinde davalı tarafın bir kusurunun olmadığı, donanım eksikliğinden dolayı yüksek faturaların geldiği, bu eksikliğin de giderilmesinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/2671 Esas ve 2014/5375 Karar sayılı ilamı ile; “….mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden, belirlenen tüketim bedelinden, davalı şirketin müterafik kusuru nedeniyle 818 sayılı BK. nun 98/2. maddesi (6098 sayılı TBK.nun 114/2) delaletiyle 44. maddesi (6098 sayılı TBK 52) uyarınca indirim yapılıp yapılamayacağı hususlarının değerlendirilip, davalının davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi konusunda yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bozma ilamında, davalı idarenin yukarıda açıklanan yönetmelik hükümleri çerçevesinde kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiğinin veya bilgilendirme fâaliyetini ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirmediğinin tespiti halinde, bu durumun davalı açısından müterafik kusur teşkil edeceği, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden, belirlenen tüketim bedelinden, davalı şirketin müterafik kusuru nedeniyle 818 sayılı BK. nun 98/2. maddesi (6098 sayılı TBK.nun 114/2) delaletiyle 44. maddesi (6098 sayılı TBK 52) uyarınca indirim yapılıp yapılamayacağı hususlarının değerlendirilip, davalının davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi konusunda yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektigi açıklanmıştır. Mahkemece de bozma kararına uyularak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, reaktif tüketimin yüksek olmasının role ayarlarından kaynaklanmakta olup bu konudaki sorumluluğun davacı kuruma ait olduğu, davalı … Edaş (Tedaş)’ın uyarıda bulunmasının söz konusu olamayacağı bildirilmiş, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. Bilirkişi tarafından, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 31. maddesi gereği, bilgilendirme fâaliyetinin davalı tarafından ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilip getirilmediğinin, davacının takması gereken reaktif ölçüm cihazlarını taktırmak için davalı kurum tarafından davacıya usulüne uygun şekilde yazılı veya sözlü bildirimde bulunulup bulunulmadığının incelenmesi gerekirken, davalının anılan konuda uyarıda bulunmasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle bozma ilamına aykırı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Bu itibarla, bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek bozma kararına aykırı biçimde hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan olgular ve hükmüne uyulan bozma kararı göz önüne alınarak, görevlendirilecek yeni bir uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması davacı lehine bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.