Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/17292 E. 2016/6226 K. 21.04.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 13:35


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17292
KARAR NO : 2016/6226
KARAR TARİHİ : 21.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dava dilekçesinde; davalının borca konu işyerini kiraladığı ve abonelik öncesindeki ödemeyi taahhüt ettiği 07/2006 ile 08/2009 tarihlerine ait 1.361 TL elektrik borcu ile birlikte çalıştırdığı işyerinin 08/2009 ile 11/2010 fatura dönemlerine ait, ödenmeyen 18 adet elektrik fatura bedelinin tahsili için...3.İcra Müdürlüğünün 2012/1020 sayılı dosyası ile yapılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalı; 2008/10. ayında çalışmaya başladığı işyerini 2010/8. ayında kapattığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının 19/08/2009 tarihli dilekçesinde....nolu aboneliği lokanta olarak kullandığı, önceki kullanıcıya ait gün itibari ile 1.361,00 TL olan elektrik borcunu ödemeyi taahhüt ettiği ve aboneliği üzerine almak istediğini beyan ettiği ayrıca kullandığı döneme ilişkin ödenmeyen fatura bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın iptaline ve %20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 2014/2431 esas, 2014/3208 sayılı kararı ile ;"...mahkemece; davacının önceki aboneye ait borçlara ilişkin davalı kurum ile taksitlendirme protokolü yapmış olması, (özellikle bu borçların ödenmediği taktirde abonelik sözleşmesi yapılmayacağı ve elektriğin kesileceği tehdidi altında bulunduğu da değerlendirilerek) bu borçları kabul ettiği anlamına gelmediği gözetilerek bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, itibar edilmeyen gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak, davanın kabulü ile, davalının,...3.İcra Müdürlüğünün 2012/1020 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bozma ilamında; davacının önceki aboneye ait borçlara ilişkin davalı kurum ile taksitlendirme protokolü yapmış olması, (özellikle bu borçların ödenmediği taktirde abonelik sözleşmesi yapılmayacağı ve elektriğin kesileceği tehdidi altında bulunduğu da değerlendirilerek) bu borçları kabul ettiği anlamına gelmediği gözetilerek bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, itibar edilmeyen gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği açıklanmış, mahkemece de bozma kararına uyularak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından bozma kapsamına uygun olarak düzenlenen ek raporda, davalının davacı şirkete toplam 2.782,98 TL borcu bulunduğu belirtilmiş, mahkemece de bu raporun benimsendiği açıklanmasına rağmen takibe konu bedel ve rapor içeriği dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur.
Bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden bozma kararına aykırı biçimde hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan olgular ve hükmüne uyulan bozma kararı göz önüne alınarak bir karar verilmesi ve alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.