Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/17299 E. 2015/20075 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17299
KARAR NO : 2015/20075
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BEYKOZ AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2015
NUMARASI : 2014/774-2015/706
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davada; aylık 200,00 TL olarak ödenmekte olan yoksulluk nafakasının aylık 700,00 TL’ye yükseltilmesi talep edilmiş, mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; nafakanın aylık 150,00 TL artırımla 350,00 TL’ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili ile davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Davalının temyiz itirazına gelince;
Dava; yoksulluk nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
TMK’nın 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu yasal hüküm gereğince iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.
Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; tarafların 06.11.1996 yılında evlendikleri, 05.04.2012 tarihli ilamla boşandıkları, boşanma ilamının 02.01.2013 tarihinde kesinleştiği, boşanma ilamıyla davacı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, eldeki artırım davasının 13.08.2014 tarihinde açıldığı, tarafların toplam altı müşterek çocuklarının bulunduğu, 1996, 1997, 1999 ve 2003 doğumlu çocukların velayetinin davalı babaya verildiği, nafaka yükümlüsü davalının İstanbul’da velayeti kendisinde bulunan çocukları ile birlikte yaşadığı, İSKİ’de güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, aylık 2.150,00 TL kazandığı, davacı kadının ev hanımı olduğu, 1992 doğumlu kızı ile birlikte yaşadığı, tarafların 1991 doğumlu kızlarının evli olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf eldeki artırım davasında; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle nafaka takdiri sırasında kurulan dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek oranda nafaka takdiri doğru görülmemiş, bu husus hükmün, davalı yararına bozulmasını gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.