YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17978
KARAR NO : 2016/12352
KARAR TARİHİ : 01.11.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 01.11.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı kooperatif yetkilisi … ile davalı vekili Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14:00′ e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı kooperatife ait enerji nakil hattının, müvekkil şirkete ait havai kablo şebekesinin üzerine düşmesi nedeniyle telefon şebekesinde maddi hasar oluştuğunu ileri sürerek; 29.152,60 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 29.152,60 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-TMK’nun 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, mülga 818 sayılı BK’nun 42. (TBK’nun 50.) maddesi uyarınca zararı ve zarar vereni ispat etmek, zarar görene (davacıya) düşer.
Temyize konu iş bu davadan önce, davacı tarafından aynı vakıaya dayanılarak davalı … aleyhine … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, zarara yol açtığı belirlenen enerji nakil hattının özel hat olduğu gerekçesiyle ve davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Diğer bir anlatımla, davacı tarafından açılan ilk davada, zarara yol açtığı ileri sürülen nakil hattının özel hat olduğu belirlenmiş ise de; hattın kime ait olduğu tespit edilmemiştir.
Somut olayda; davalı taraf, davanın reddini istemiştir. Bu durum karşısında, mahkemece; zarara yol açan enerji nakil hattının davalı kooperatife ait olup olmadığının belirlenmesi için mahallinde uzman bilirkişiler de refakate alınarak keşif yapılması ve sonrasında ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de; davalı yapı kooperatifi tacir olmadığı gibi, dava konusu tazminat, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, hüküm altına alınan tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, avans faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirlenen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.