YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18062
KARAR NO : 2016/7577
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
Davacı … ile davalı … Aralarındaki tazminat davasına dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20/05/2014 günlü ve 2011/598 E. -2014/212 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 08/10/2015 günlü ve 2014/19461 E. – 2015/15395 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmazın kenarında bulunan trafodan ve kabloların birbirine değmesinden çıkan kıvılcımdan kaynaklanan 21/08/2010 tarihli yangın neticesinde, müvekkiline ait zeytinlikte bulunan 51 adet 35-40 yaşlarında verimli zeytin ağacının yandığını, ağaçların yeniden mahsul vermesi için kesilerek yerine yenilerinin dikildiğini, dikilen zeytin ağaçlarının yeniden mahsul vermesi için 10 yıl gibi bir zamana ihtiyaç olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 12750,00 TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; elektrik hattının malikinin.. Genel Müdürlüğü olduğunu, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, bu hattın …’nin talimatı doğrultusunda çekilirken elektrik kurumu denetim nezaretinde sanat ve fen kaidelerine uygun olarak tesis edildiğini, elektrik hattından yangının çıktığı yolunda bulgunun bulunmadığını, olay yeri görgü ve tespit tutanağında davacı iddiası aksine trafo ve elektrik hattında pano, trafo ve elektrik hattının herhangi bir yerinde yangın ve hasar olmadığının tespit edildiğini, davacının iddia ettiği gibi düşünülse bile yangın esnasında tüm yangın söndürme ekip ve ekipmanının o bölgede bulunması sebebiyle yangına müdahale edilemediğini, rüzgarın da olayda etkisinin bulunduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, 33.700,00 TL maddi tazminatın haksız fiil (21.08.2010) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 8.10.2015 gün, 2014/19461 Esas ve 2015/15395 Karar sayılı kararı ile onanmış, davalı vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
HMK.nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir. Ancak, bilirkişi seçimi yapılırken düşüncesine başvurulacak kişi veya kişilerin özel ve teknik bilgilerinin yeterli olup olmadığı üzerinde durulması gerekir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Somut olayda; mahkemece, davacının yangın olayı nedeni ile uğradığı maddi zararın tespiti amacı ile, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tek kişilik (ziraat mühendisi) ilk bilirkişi raporunda, “..yeniden dikilen zeytin ağaçlarının tekrar ürün vermesi için 6 yıllık bir süreye ihtiyaç olduğu, % 40 oranında masraflar düşüldükten sonra, 6 yıllık toplam gelirin 27.540 TL olacağı” belirtilmiş, itiraz üzerine yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, tek kişilik (ziraat mühendisi) ikinci bilirkişi raporunda ise; “yeniden dikilen zeytin ağaçlarının tekrar ürün vermesi için 8 yıllık bir süreye ihtiyaç olduğu, % 30 oranında masraflar düşüldükten sonra, 8 yıllık toplam gelirin 33.700 TL olacağı” bildirilmiştir.
Mahkemece benimsenerek hükme dayanak alınan sonraki bilirkişi raporu ile; daha önce alınan bilirkişi raporunun çeliştiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşıldığı gibi; her iki raporun da tek bilirkişi tarafından düzenlediği görülmüştür.
Bu durumda, mahkemece; önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, Yargıtay denetimine uygun iki rapor arasındaki çelişkileri de giderecek, itirazları karşılayacak biçimde rapor alınarak; varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; raporlar arasındaki çelişki de giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki; mahkeme kararının sair temyiz itirazlarının reddi ile yukarıdaki gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.05.2014 gün ve 2014/19461 E.- 2015/15395 K.sayılı onama kararının kaldırılarak,…Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.05.2014 gün ve 2011/598 Esas ve 2014/ 212 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan sebeplere binaen BOZULMASINA ve peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.