Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/18301 E. 2016/13361 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18301
KARAR NO : 2016/13361
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirtilen 01.11.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av…. geldi. Karşı taraf davacı vekili Av…. ile Av. … geldi..Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için daha sonraki bir güne bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı şirket ile 14.01.2010 tarihinde enerji tedarikine ilişkin sözleşme yaptıklarını, bu sözleşme ile davalının belirlenen iskonto yapılarak hesaplanacak ücretle enerji tedarik etmeyi tahahüt ettiğini, İstanbul’daki işyerinde 2247058, Ankara’daki iş yerlerinde önce 21648950 buradan taşınmasını müteakiben 4001171801 ve Edirne’deki işyerinde ise 230160 abone/ sayaç numarası ile 31.08.2013 tarihine kadar davalıdan elektrik enerjisi satın alındığını, sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra 01.01.2011 tarihi itibarı ile EPDK’nun birim fiyat belirleme metodunu değiştirdiğini, bu tarihten sonra kayıp-kaçak bedelinin ayrıca faturada gösterildiğini, kendilerinin kayıp-kaçak bedeline itiraz etmediklerini, davalının sözleşme kapsamında Tarife-2 üzerinden hesaplama yapması gerekirken Tarife-1 üzerinden hesaplama yaptığını, bu durumda da Tarife-1’in içinde de kayıp-kaçak bedelinin bulunduğundan dolayı iki kez kayıp- kaçak bedelinin kendilerinden alındığını belirterek, toplam 230.049,49 TL olarak fazla tahsil edilen bedelin hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-…nun 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK.’nun 278-279.maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna bakıldığında; dava konusu bedellerin hangi usullere göre hesaplandığı ayrıntılarıyla açıklanmadığı gibi, bilirkişi tarafından da açıklayıcı ve ayrıntılı bir hesaplama yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, içeriğinin ayrıntılı ve açıklayıcı olmaması nedeniyle hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli görülmemiştir.
Buna göre; mahkemece, öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturalacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine verilerek, bilirkişi heyetinden, davalı tarafından davacıya tahakkuk ettirilen bedeller hakkında uygulanan indirim oranları da göz önüne alınmak suretiyle, dava konusu bedel hakkında, tahakkuk tarihlerinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, davalı itirazlarını da karşılayacak şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, dava konusu bedel belirlenmeli ve varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulmalıdır.
2-Bozma nedenine göre, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.