YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1843
KARAR NO : 2016/1628
KARAR TARİHİ : 11.02.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; abonelik sözleşmesinin müvekkilinin babası adına kayıtlı olan meskende, müvekkili tarafından tüketilen elektrik enerjisine karşılık davalı tarafından 3.203,10 TL tahakkuk yapıldığını ileri sürerek; müvekkilinin davalıya anılan miktar borçlu olmadığının tespite karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu edilen faturada belirlenen tüketimin davacı tarafından yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu tahakkukun doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece yargılama sırasında bilgisine başvurulan teknisyen bilirkişinin raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Rapor düzenleyen bilirkişinin elektrik tarifeleri ve elektrik tüketim bedeli hesabı konusunda uzman olmadığı bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Uzman mühendis bilirkişi tarafından, davacının ödemesi gereken elektrik bedelinin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın elektrik tarifeleri ile tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilmesi, bilirkişiden, davalının davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerledirilip hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.