Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/18996 E. 2016/411 K. 20.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18996
KARAR NO : 2016/411
KARAR TARİHİ : 20.01.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar dava dilekçeleri ile; İbrahim oğlu, 1331 doğumlu …’nin öldükten sonra mirasçıları olarak eşi … ve kızları … ile …’yi bıraktığını, miras bırakan …’nin sağlığında … Noterliğinin 29/01/1993 tarih 1373 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile bu vasiyetnamede mevkileri ve hudutları belirtilen taşınmazlarını kendilerine vasiyet ettiğini, bu vasiyetnamenin … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/226 E- 2004/866 K sayılı ilamı ile bu vasiyetnamenin kesinleştiğini ileri sürerek, … Noterliğinin 29.01.1993 tarih 1373 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan … tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 01.10.2012 tarih, 2012/13925 E-20223 K sayılı ilamı ile; ”Davaya konu vasiyetname ile ilgili olarak, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/226-2004/866 sayılı dava dosyasında vasiyetnamenin açılması davası açılmış ancak, taraflara tebligat yapılmamış olup bu hali ile henüz derdest olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, yasa ve yönetmelik hükümleri gözetilerek vasiyetnamenin açılması davasının kesinleştirilmesi ve gerektiğinde mirasçılara iptal davası açma hakları tanınması sonucuna göre, vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi gerekirken yasal şart yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; söz konusu vasiyetnamenin … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/226-E, 2004/866-K sayılı dosyasında açıldığı ve tüm mirasçılarına tebliğ edildiği, kararın 17.02.2014 tarihinde kesinleştiği, TMK’nın 559. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde söz konusu vasiyetnamenin iptali için herhangi bir dava açılmadığı, mahallinde yapılan keşifle vasiyetnamenin zemine uygulandığı ve vasiyetnamenin dava konusu taşınmazları birebir kapsadığı tespit edilmekle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Dairemizin 01.10.2012 tarih, 2012/13925 E-20223 K sayılı ilamı incelendiğinde; vasiyetnamenin açılması davasının kesinleştirilmesinin ardından gerektiğinde mirasçılara iptal davası açma hakları tanınması gerektiğinin açıkça belirtildiği görülmektedir.
Somut olayda ise; davalılardan …, gerek vasiyetnamenin açılması davasında gerek temyize konu davada, tenfizi talep olunan vasiyetnameyi kabul etmediğini bildirmiştir.
Vasiyetnamenin iptali davası açılması halinde sonucunda verilecek hüküm, vasiyetnamenin yerine getirilmesine ilişkin bu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğundan bir yıllık iptal davası açma süresi (TMK.559 md.) ve açılmış dava varsa sonucu beklenmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.