YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19454
KARAR NO : 2016/1201
KARAR TARİHİ : 08.02.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; … Aile Mahkemesinin 2010/573 Esas ve 2012/82 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, davalı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiğini, davacının emekli maaşının geçinmesine yetmediğini, davalının sigortalı olarak çalışmaya başladığını belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin asgari ücretle çalışmaya başladığını, nafakanın yetersiz kaldığını, davacının maddi durumunun iyi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davalının asgari ücretli sigortalı olarak çalıştığı, gelir düzeyinin davacının gelir düzeyine yakın bir düzeye geldiği, böylece davalının yoksulluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Yargıtay …nun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. …nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması,” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK. 7.10.1998 gün 1998/2-656 E., 1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 1.5.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları).
Somut olayda; taraflar Bolu Aile Mahkemesinin 2010/573 Esas ve 2012/82 Karar sayılı ve 10.02.2012 tarihli ilamı ile boşandıkları, davalı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği ve kararın 18.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalı kadın boşanma davasından sonra çalışmaya başlamış, asgari ücret seviyesinde gelire kavuşmuştur. Davalının aldığı nafaka ile geçinmesi günümüz ekonomik koşullarında mümkün görünmediğine göre çalışması bir zorunluluk arzetmekle birlikte, asgari ücret seviyesindeki geliri de davalıyı yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, TMK’nun 4.maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince, nafakanın uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde yoksulluk nafakasının tümden kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.