Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/19724 E. 2017/6171 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19724
KARAR NO : 2017/6171
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davalılardan Yunus’un müvekkilinin eşi, diğer davalının da kayınpederi olduğunu ve düğünde müvekkiline takılan altınları alarak bozdurduklarını ileri sürerek 10 adet 18’er gram enli altın bilezik, kolye ve 2 künyeden oluşan altın set ile 5 çeyrek altının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, 4 adet bileziğin katkı kredisi ödemek ve ev eşyalarını yenilemek için bozdurulduğunu, diğer bilezik ve takıların ise davacı tarafından harcandığını, bu nedenle davacının ziynetlerinden dolayı herhangi bir borçlarının olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Dava, ziynet eşyası alacağı talebine ilişkindir.
Mahkemece; kısa kararda, davanın kısmen kabulü ile; 6 adet 18’er gram bilezik ve 5 adet çeyrek altının mümkün olduğu takdirde aynen, mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 10.790 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, gerekçeli kararda ise; kısa kararda tefhim edilen hükme ek olarak “davalı … açısından açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Gerekçeli kararda davalı … açısından açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği halde, kısa kararda bu hususta bir karar verilmediği, bu suretle, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır.

10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.