Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/2565 E. 2015/10719 K. 10.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2565
KARAR NO : 2015/10719
KARAR TARİHİ : 10.06.2015

MAHKEMESİ : DÖRTYOL 2. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2014
NUMARASI : 2014/11-2014/512

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; Dörtyol Asliye Hukuk(Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2011/347 Esas 2011/487 Karar sayılı boşanma ilamıyla müşterek çocuklar Edenur, Muhammed E…ve Ezgi adına hükmedilen ayrı ayrı 100,00 TL iştirak nafakasının; değişen koşullar ve ihtiyaçlar nazara alınarak, aylık 200,00 TL’ye çıkartılmasına, her yıl TUİK tarafından belirlenen TÜFE oranında artırım uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; asgari ücretle çalıştığını, aylık 300,00 TL kira ödediğini, çocukların yaz tatili boyunca yanında kaldıklarını, maaşından icra kesintisi bulunduğu, eline cüzi miktar geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı babanın aylık kazancının ancak kendi ve bakmakla yükümlü olduğu kişinin hayatını idame etmeye yeteceği, nafakanın yeniden değerlendirilmesini gerektirir kazanç artışı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür.
İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir.
Dosya içeriğinden; velayet hakkı annede olan müşterek çocuklar EdeNur’un 2000 doğumlu ve ortaokul 8. sınıf öğrencisi, Muhammed E..’in 2005 doğumlu ve ilkokul öğrencisi, Ezgi’nin ise 2008 doğumlu olduğu; davalının ise, fabrikada işçi olup, 846,00 TL gelirinin bulunduğu, 300,00 TL kira ödediği ve yeni eşi ile yaşadığı anlaşılmıştır.
Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 3 yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocukların yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır.
Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; en azından TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında iştirak nafakasında artış yapılması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi uygun bulunmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak en azından ÜFE oranında artış miktarına hükmetmek olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde, davalı babanın aylık kazancının ancak kendi ve bakmakla yükümlü olduğu kişinin hayatını idame etmeye yeteceği, nafakanın yeniden değerlendirilmesini gerektirir kazanç artışı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.