YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2656
KARAR NO : 2015/10662
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 7. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/12/2014
NUMARASI : 2014/625-2014/1568
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilesi ile davalının 1983 yılında evlendiklerini, halen evli olup, birlikte yaşadıklarını, bu evliliklerinden üç çocuklarının olduğunu; müvekkilesinin, düzenli bir işi ve geliri olmadığını, evlere temizliğe giderek ve zaman zaman da hastabakıcılığı yaparak evin geçimini sağladığını, ortak çocukların ihtiyaçlarını müvekkilesinin karşıladığını, davalı kocanın ise; 5 yıldır Çankaya Belediyesi bünyesinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını ve düzenli bir gelirinin olduğunu, tarafların ortak yaşadıkları konutun banka kredisi ile alındığı ve hali hazırda bu kredinin taksitlerinin davacı müvekkilesi tarafından ödendiğini; ortak çocukların okul, dersane gibi giderlerinin olduğunu; davalının, evin geçimi ve müşterek çocukların masraflarını karşılama konusunda hiçbir katkısının olmadığını; tüm bu giderleri, davacı müvekkilesinin tek başına üstlendiğini beyan ederek; dava tarihinden bir yıl öncesinden başlamak üzere aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının davlıdan alınarak davacı müvekkilesine verilmesini talep etmiştir.
Davalı duruşmada; davacı eşi ile aynı evi paşlaştığını, geçici işçi statüsüyle ve asgari ücretle çalıştığını, aylık gelirinin 845 TL olduğunu, eve yalnızca yatmak için geldiğini, iki öğün yemek masrafı olduğunu; eşinin sigortalı olarak çalıştığını, eşinin kendisinden evin geçimi için 150 TL istediğini, kendisinin150 TL ‘yi karşılama gücünün olmadığını yalnızca 100 TL ödeme yapabileceğini söylemesi üzerine eşinin bu davayı açtığını; 2 senedir eşine aylık 100 TL verdiğini, evin geçimi için 150 TL katkıda bulunabileceğini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, aylık 250 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçmişe yönelik nafaka ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; tedbir nafakası talebine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, Türk Medeni Kanunu’nun 196. maddesine göre “Eşlerden birinin istemi üzerine hakim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler. Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması, diğer eşin işinde karşılıksız çalışması, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Bu katkılar, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.” denilmektedir. Buna göre birlikte yaşayan eşler yönünden mahkeme, tedbir nafakasını takdir ederken geçmiş bir yıl için de nafaka talebi var ise, bunu da değerlendirmek zorundadır. Mahkemece, hüküm kısmında geçmişe yönelik nafaka talebinin reddine karar verilmiş; ancak, gerekçe kısmında bu reddin nedenine değinilmemiştir.
Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesinde; tarafların 21 yıldır evli olduklarını, davalının 15 yıldır evin geçimine katkıda bulunmadığını belirttiği, davalının duruşmada; eve yatmak için gittiğini, yaşanılan evin davacı kadın tarafından alındığını, aylık 150 TL ev için katkıda bulunabileceğini beyan ettiği, tarafların müşterek çocuğu olan tanığın duruşmada; davalı babanın evin bütçesine hiç katkısının olmadığını, evin tüm giderlerinin davacı anne tarafından karşılandığını ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu ifadeler karşısında davacı tarafın talep ettiği gibi TMK 196/3 maddesi göz önünde bulundurularak geçmiş bir yıl için de tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Bu şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, hükmün 2. ve 3.fıkrasındaki “aylık 250 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçmişe yönelik nafaka ve fazlaya ilişkin talebin reddine” ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “dava tarihinden 1 yıl öncesinden başlamak üzere aylık 250 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.